Kongrenin ilk oturumunda, gastronomi ve nörobilim arasındaki ilişki, duyuların yeme-içme deneyimindeki rolü ve nörogastronomi alanındaki güncel yaklaşımlar üzerine sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Charles Spence, yeme-içme deneyiminin sadece tat alma duyusu ile sınırlı olmadığını söyledi

Yapay zeka görselleri iştahı artırabiliyor

Yapay zeka tarafından üretilen yemek görsellerinin insan zihninde gerçek yemeklerden daha iştah açıcı algılanabildiğini ifade eden Spence, şöyle konuştu:

“Gastronomi ve nörobilimin kesişiminde yer alan gastrofizik disiplini, yeme-içme deneyimini yalnızca tat alma duyusuyla sınırlamıyor. Yerel mutfak kültürü; ses, ışık, hikaye anlatımı ve görsel sunumlarla birleştirilerek küresel ölçekte gastrodiplomasi aracına dönüştürülebiliyor. Tabağın renginden yiyeceğin ismine kadar her unsur, tüketicinin satın alma ve lezzet algısını doğrudan etkiliyor. Yapay zeka tarafından üretilen yemek görsellerinin insan zihninde gerçek yemeklerden daha iştah açıcı algılanabildiği ortaya konuyor.”

‘’Ses, acılık ve baharat tatlarında etkili‘’

Geleneksel tatların nörogastronomik yaklaşımlarla modern sunumlara entegre edilebileceğini belirten Prof. Dr. Charles Spence, ‘’Osmanlı saray mutfağındaki gül suyu, şerbet ve yenilebilir çiçek kullanımı ile Ege mutfağındaki kabak çiçeği dolması gibi geleneksel unsurların modern gastronomi anlayışı içerisinde yeniden yorumlanıyor. Müzik ve ses frekansları, tat algısı üzerinde etki yapabilir. Özellikle ses, acılık ve baharat hissinin algılanmasında etkili olabiliyor’’ dedi.

Kaynak: Haber Merkezi