TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Can Ayday, Düzce depreminin 23. Yılında Eskişehir’in zemin yapısına dikkat çekti.

Tepebaşı'ndan Ankara çıkarması Tepebaşı'ndan Ankara çıkarması

Düzce Depreminin 23. Yıldönümü nedeniyle bir açıklama yapan Can Ayday, 12 Kasım 1999 Düzce Depreminin tam 23 yılı oldu. Aletsel büyüklüğü 7.2 olan Düzce Depremi “Şiddetli Deprem” sınıfına girdi. Merkez üstü tam Düzce olan bu deprem sonucunda 845 vatandaşımız hayatını yitirdi ve 4948 kişi de yaralandı. Bina olarak 3395 bina yıkıldı ve 12939 bina ağır hasar gördü. 17 Ağustos Marmara Depreminden daha 3 ay geçmişken yaşanan bu deprem, aktif fay hatlarının birbirlerini etkilediğinin bir ispatı da oldu.

Deprem Kuzey Anadolu Fay zonu üzerinde olmasının yanı sıra Düzce yerleşim yerinde zeminin kötü olması bu doğal afetin etkisinin büyük olmasını sağladı. Düzce yerleşim yerinde yeraltı suyunun yüzeye çok yakın olması, bazı yerlerde yüzeye çıkması ve artezyen yapması bu acı sonucu hazırladı.” dedi.

ESKİŞEHİR VE DÜZCE BENZİYOR

Eskişehir ile Düzce’nin zemin yapısının birbirlerine benzediğini de söyleyen Ayday, bu konuda önemli uyarılarda bulundu; Prof. Dr. Ayday; “Eskişehir yerleşim yerinin de içinden Aktif Fay geçmektedir. Türkiye’de içinden fay geçen büyük 23 yerleşim yerinden biri Eskişehir’dir. Yine Eskişehir’in zemin özellikleri Düzce yerleşim yerine benzemektedir. Yeraltısu seviyesi yüzeye çok yakındır. Bu özellik oluşan depremin etkisinin yüksek olmasına neden olmaktadır.

Biz Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak bir kez daha 1999 Düzce Depremi yıl dönümümde sorumluları göreve çağırıyoruz. Deprem öncesi alınması gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz. Bu konuda yapılacak çalışmalarda hazır olduğumuzu bildiriyoruz. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bunun görevimiz olduğunu vurguluyoruz.” şeklinde konuştu.