Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eskişehir mitingi hala konuşuluyor.

Taraflı tarafsız herkes o mitingde altı çizilen cümleleri yorumluyor.

Söylenenlerden söylenmeyenlere kadar herkes detayları değerlendiriyor.

Başkan Büyükerşen “İlk kez benden bahsetmedi” diyor Erdoğan için mesela…

Bunun seçim sonuçları için bir ipucu olduğundan bahsediyor.

+++

Miting notlarını yazdığımız yazıda şunu söylemiştik;

“Eskişehir, URAYSİM ile Raylı Sistemler İhtisas Bölgesi ve Gemlik Liman Bağlantısı gibi iki müjdeyi almasını bildi”

Evet, bu müjdelerin şehir için verilmesi kentin geleceği açısından son derece önemli!

Takdir ettiğimizi ve şehir halkının da bu vaatlerden memnun olduğunu yeniden ifade edelim.

Ancak!

Eskişehirlilerin beklentilerinden bazılarının da miting de dillendirilmediğinden söz ettik.

Ve bunun önemli bir eksiklik olduğunu da kaydettik…

+++

Elbette Cumhurbaşkanı özellikle büyükşehir mitinglerinde genel siyaset konuşacak.

Sonuçta yurt çapında etki gösteren bir konuşma yapıyor.

Yerel konuları yüzeysel olarak geçiyor ve bulunduğu kentin sorunları ile de yakından ilgilendiğinin mesajlarını kısaca veriyor.

Bu noktada mitinglerden Eskişehir adına daha çok söz almak gibi bir durumun absürt kaçabileceği gibi bir gerçek var.

Bunu da kabul ediyoruz.

O yüzden, Erdoğan’ın Uraysim ve Gemlik Liman Bağlantısı sözlerinin dışında kalan meselelerin sorumluluğunun da yeni seçilecek milletvekillerinde olduğunu da ilave ederek devam edelim.

+++

Biliyorsunuz, AK Parti’nin en büyük övünç kaynaklarından birisi ulaşım projeleridir.

İlk dönemde yapılan hızlı tren nimetinden Eskişehir’in de faydalanmış olması çok değerli.

“Ancak hala 20 yıl önce yapılan projeyi masaya koyarak Eskişehirlilerden oy beklemek çok da değer taşımıyor artık!”

Parti toplantılarında sürekli hızlı tren projesinin ana konu yapılarak Eskişehirlilerden beklenti içerisine girmek doğru bir siyasi anlayış değil!

Nedeni basit…

Eskişehir, aradan geçen 20 yıl içerisinde farklı ulaşım sorunları ile yaşıyor.

Mesela bir çevreyolunun hala yapılmamış olması.

Son 10 yılda tek bir ilçe yolunun tamamlanmamış olması.

Afyon yolunda kent sınırına kadar olan yolun duble sonrasının patika yol olması utancının yaşanması.

Vızır vızır işleyen Eskişehir Havalimanı varken milyonlarca Euro zararla Altıntaş’a atıl bir havalimanı yapılması…

Ülkenin uzak yörelerine uçak seferlerinin hala başlatılmamış olması.

Sanayisi güçlü bir kentte kargo taşımacılığını henüz düşünülmemesi…

Veyahut Hasanbey Lojistik Merkezinin bir türlü işletilememesi…

+++

Hiç yoksa en azından karayollarına ilişkin meseleler üzerinde çözüm üretilseydi;

“Bugün Eskişehir için aday olanlar hala hızlı treni konuşmuyor olacaktı!”

Ama olmadı, yapılamadı!

Yapılamasının sebebini söylemeye gerek var mı?

Biz yine de ifade edelim;

“Eskişehir vekillerinin arasındaki kavgalar yüzünden Ankara’da hallolacak işlere bakan olmadı!”

Koskoca 10 yıl senin bürokratın, benim bürokratım…

Senin ataman benim atamam…

Senin teşkilatın benim başkanım gibi olmadık çekişmelerle geçti.

Tren bileti yok diye tren bileti memurlarının sürgün edilmeye çalışıldığı günleri gördü bu gözler.

Hırslar, egolar işte tam da bu noktaya kadar evrilmişti…

+++

Sadede gelelim…

“Erdoğan şehrin geleceğine direk etki edecek çok önemli iki projeye dair müjde verse de kentin asıl ihtiyaçlarının sorumluluğu artık Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan’dadır.”

Elbette bu formül AK Parti’nin iktidar olması karşılığında gerçekleşecek.

Ancak biz şimdiden söyleyelim.

Erdoğan’ın iki müjdesinden sonra iki vekili kesin olan AK Partililer;

“En büyük vaadimiz aramızda kavga etmemek olacaktır” deme cesaretini göstermelidir.

“Kavga etmeden, çekişmeden, ayrışmadan, bir bütün olarak kente hizmet edeceğiz.

Teşkilatları da içine alan bir yapıda tüm tabanla birlikte hareket ederek şehrin eksikliklerini gidermek için çalışacağız” demeliler.

Böyle yaparlarsa, Ali Demirel’i de kadro içerisine dahil edebilirler.

Yoksa bugünkü siyasi çalışmalar bir fark yaratmıyor!

Aksine…

Her gün kavgalarını konuştuğumuz ancak seçim öncesi birbirlerinin ellerini tutup havaya kaldıran CHP kanadının çokça gerisinde kalıyor.

Uyarmadı demeyin…