Sevgili dostlar geçtiğimiz hafta sonu ne oldu biliyor musunuz?

Biz ETO seçimi, ESO seçimi diye konuşurken EOSB Genel Kurulu yapıldı.

Yani Nadir Küpeli fiilen yeni dönemine başlamış oldu.

Ancak burada dikkatimi çeken ve bizim EHA’da dahil eleştireceğim bir husus var.

Bu genel kurula yoğun bir protokol katılmış, nihayetinde Eskişehir’in tüm belediyelerinden daha büyük bütçeye sahip olan ve ekonomiye yön veren bir kurum genel kurul yapıyor.

Her şey belli, her şey beklendiği gibi olsa bile burada hiçbir gazetecinin olmaması garibime gitti.

Bunu EOSB’ye değil Eskişehir basınının eksikliğine veriyorum.

Şayet benim göremediğim ama süreci takip etmiş gazeteciler varsa onları da bu eleştiriden muaf tutuyorum.

Gelelim asli konumuza…

EOSB’de yeni dönem başladı ama, geçen dönem nasıl geçti?

Yapılanlara, ortaya çıkan eser ve hizmetlere bakacak olursak hoşnut olduğumu söyleyebilirim.

Nadir Küpeli iş hayatındaki başarısını EOSB’ye de kurumsal olarak taşımış ki benim gibi sanayi ile içli, dışlı nice ismi memnun edecek somut işlere imza atıldı.

Bir kere yıllardır her yağmurda bizi panik eden sel tehlikesini ortadan kaldırdı.

Organizeye girerken arabanın camını kapasak bile sabah sabah neşemizi kaçıran o lanet kokudan nispeten kurtulduk.

Yıllardır belki 20 kere şahsen talepte bile bulunduğum ara yollar ve bulvar nihayet ulaşıma açıldı.

Tabi ki yaşam köyü, yeni arsa tahsisleri ve sanayinin KOBİ ağırlığından kurtulması için peş peşe yapılan yatırımları da unutmamak lazım.

Ancak ben işin teknik kısmına dair önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.

EOSB’de yapılan ihaleler gerçekten şehrin en temiz ihaleleri.

Küpeli ve ekibi iki unsuru asla pas geçmiyor.

Birincisi ihale mutlaka kıran kırana geçmeli ve OSB bu ihaleden karla ayrılmalı.

İkincisi ise mümkünse bu ihaleler hem Eskişehirli hem de tek düze değil farklı firmaların kazancıyla sonuçlansın.

Bu hususun önemli olduğunu ve aynı çizginin diğer devlet kurumlarına da yansıması gerektiğini düşünüyorum.

Böylece hem finansmanın doğru yönetimi hem de şehre kaynak sağlamak adına ciddi bir merhale kat edilecektir.

Buraya kadar her şey olumlu ama elbet eleştirilerimde olacak.

Öncelikli eleştirim şu…

Nadir Küpeli’nin iktidar kurmayları ile arasının çok çok iyi olduğunu biliyorum.

Fakat bu yakınlık şehre teşvik anlamında aynı paralelde ilerlemiyor.

Eskişehir hala İstanbul, Ankara ile aynı teşvik bölgesinde yer alıyor.

Çevremizde yer alan şehirlerle ne yazık ki eşit şartlarda mücadele etmiyoruz ve bu yüzden nice yatırımcının şehre uzak durduğunu biliyorum.

Bu konuda kendisini daha baskın, daha ısrarcı görmek isterim.

İkinci eleştirim ise EOSB’nin yıllardır sayıkladığımız liman bağlantısı için etkisiz ve çözüme yönelik proje geliştirememiş olmasıdır.

Kanunen bazı engelleri olsa da elindeki güçlü bütçe ile istese Hasanbey bağlantısı için bu demiryolu hattını kendi bile yapabilir veya yaptırabilir.

Hazır meslek lisesi ve yaşam köyü gibi ezber bozan işler yapılmışken bunu da yanına ekleme becerisinin yeni dönemde olması gerektiğini düşünenlerdenim.

Çünkü lojistik maliyetleri şu aralar pek çok sanayicileri zor durumda bırakıp, alternatif konusunda fazlaca düşündürüyor. Hele ki yükte ağır ama pahada zayıf üretimler için şartlar gerçekten zorlayıcı bir hale dönüştü. Bu konuda somut bir adım beklentisi yüksek.

Son bir eleştirim daha var. Bu eleştiri aslında hem Nadir Küpeli hem de Celalettin Kesikbaş’a ortak bir eleştiri olarak değerlendirilebilir.

Her iki kurumda ortak ve birlikte satın alma ile ilgili ayrı ayrı platformlar kurdu.

Hem ortak hem de birlikteliği amaçlayan platformlardan bile 2 tane olması eşyanın tabiatına aykırı değil mi? Tamam sonradan birliktesatın al diye birleşip bir şeyler yapılmak istendi ama o da istenen etkisyi ve sonucu veremedi. 

Şu işin içine ETO ve Borsa’da dahil edilse ve 4 kurum paydaşlığı ile gerçek ve üreten insanlarının reel olarak kullandığı bir ortak platform olsa fena mı olur?

Hem yıllardır acısını çektiğimiz birliktelik eksikliği için bir mihmandarlık olur hem de bu toplu işten üreten insanlar kar elde etmez mi?

Yani sevgili dostlar yiğidi öldürelim, hakkını da teslim edelim ve beklentimizi yükseğe çıkaralım ki, Eskişehir gelişimden uzak kalmasın.

Nadir Bey’e başarılar diliyor, EOSB’ye yeni dönemde yeni yönetimiyle kolaylıklar diliyorum.