Neden Sessizler?

Sevgili dostlarım tarihi Odunpazarı bölgesinde bulunan Kemal Zeytinoğlu Caddesi ile ilgili birkaç kez görüşlerimi ifade ettim.

Bu kararın insanları mağdur ettiğini, esnafın bir kısmı adına olumlu gözükse dahi genelinde ciddi bir tepki olduğunu ve tepeden inme kararlar ile böyle bir uygulamayı hayata geçirmenin çok doğru olmadığını bir kez daha söylemek isterim.

Fakat uzun süredir hepimizi meşgul eden bu gündemle ilgili merak duygumu doruğa çıkaran, hatta altında bir çapanoğlu mu var? diye düşündüren bazı hususları da sizlerle paylaşmam lazım.

Biliyorsunuz bu karar uygulamaya başladığından bu yana pek çok şikâyet var. Kimileri yerleşik insanların yaşadığı zorluk, kimi esnaf ile ilgili şikâyetler. Ancak tüm bunların önünde daha hayati, daha hassas ve telafisi mümkün olmayacak sorun ve şikâyetler de mevcut.

Bunların başında ise 112 ekiplerinin bölgeye her ulaşma çabasında yaşadığı elektronik ve demir duba engelleri. Sadece 2 hafta içinde sanırım 4 kez Ambulanslar bölgeye girişte zorluklar yaşadı. Dubalar vaktinde açılmadı, bozuk olduğu söylendi, açması için görevli arandı v.s. gibi gerekçelerle acil olarak ulaşılması gereken adreslere gidilemedi veya geç gidildi.

Çok şükür bu gecikme şu ana kadar bir hayati kedere dönüşmedi ama dönüşecek olsaydı bundan kim sorumlu olacaktı? Kim hesap verecekti?

 

Asıl dikkat çekmek istediğim nokta bu da değil…

Sevgili dostlarım ben ve birçok kişi bu konuyla ilgili yani Ambulans, İtfaiye gibi acil olarak bölgeye ulaşması gereken araçların derdine düştük mü?

Düştük!

Peki, asıl bu soruları sorması gereken, bununla dertlenmesi ve konuşması gerekenler nerede, ne yapıyor ve neden susuyor?

 

Korktukları, çekindikleri, sakındıkları bir şey mi var?

 

Mesela 112 Başhekimi Veli Görkem Pala, adı gibi görkemli ve aktif bir arkadaşımız. Ambulanslar kendi kurumuna bağlı, söyleyecek iki çift lafı yok mu?

Peki, İl Sağlık Müdürü Uğur Bilge niye sessiz? Böyle bir karar alınırken fikri alındı mı? Bilgi verildi mi? Tüm şehrin sağlığından sorumlu bir isim bu tür aksilikler ve uygulamalarda iki çift laf etmeyecek mi? Müspet, menfi bir söz çıktı mı ağzından?

Ve bizzat bölgeye giden, orada incelemeler yapan, vatandaşın nabzını tutan Eskişehir Valisi Sayın Erol Ayyıldız bu konuda ne düşünüyor?

İtfaiye Daire Başkanlığını anlarım, sonuçta Belediye sorumluluğunda ama diğer kurum ve sorumlularının sessizliği beni düşündürüyor.

Demek ki diyorum kendi kendime "bu kararı destekliyorlar"

Gazeteci bile olmayan ben bu konuda dertleniyorum, söz söylüyorum ama asıl konuşması gerekenler susuyorsa, bu saatten sonra bende tek satır konuşmama kararı aldım.