Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, gündeme dair bir dizi konuda açıklamalarda bulundu. Çocuk istismarı suçlarında idam cezası tartışmalarına ilişkin konuşan Günaydın, idamın popülist bir yaklaşım olduğunu ve çağdaş hukuk sistemleriyle bağdaşmadığını belirtirken, hukuk fakültelerine olan ilginin azalmasının nedenlerini, İnönü Adliyesi’nin yargı çevresi değişikliğini ve çocukların suça sürüklenmesini de değerlendirdi.

Çocuk istismarı en ağır biçimde cezalandırılmalı

Çocuk istismarını toplum vicdanını derinden yaralayan en ağır suçlardan biri olarak niteleyen Günaydın, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle çocuk istismarı dediğimizde, çok ciddi suçlardır ve toplum vicdanını en derinden yaralayan eylemlerdir. Hepimizin yüreğini kanatan bu eylemler en ağır biçimde cezalandırılması gereken suçlardır, öyle değil mi? Ceza adaleti dediğimiz şey, sadece o anki öfkeyi yatıştırmak değil; kalıcı ve etkili çözümler üretmeyi de gerektirir.”

İdam çağdaş hukuk sistemleriyle bağdaşmıyor

İdam cezasının tartışmalı yönlerine dikkat çeken Günaydın, şunları söyledi:

“İdam cezası ise şu an hukuk sistemimizde, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve evrensel insan hakları standartlarıyla tam anlamıyla bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla sadece popülist bir yaklaşımla idamın geri getirilmesini savunmak doğru değildir. Bu tür suçlar kabul edilemez. Özellikle çocuk istismarı söz konusu olduğunda, bir baba olarak beni de derinden yaralıyor. Çocuklarımızı koruyacak güçlü sosyal politikaların, etkin kolluk hizmetlerinin ve adil bir yargı mekanizmasının kurulması daha etkili bir çözüm olacaktır.”

En ağır ceza müebbet hapis olmalı

İdam cezasının geri getirilmesinin hukuken mümkün görünmediğini ifade eden Günaydın, telafisi olmayan bu cezanın çağdaş hukukta kabul görmediğini belirterek şöyle konuştu:

Bakan Göktaş Açıkladı: Eskişehir’de Doğurganlık En Düşük Seviyede!
Bakan Göktaş Açıkladı: Eskişehir’de Doğurganlık En Düşük Seviyede!
İçeriği Görüntüle

“Bugün dünyada idam cezası yalnızca 5-6 ülkede fiilen uygulanmaktadır. Çünkü çok ağır bir ceza olup telafisi yoktur. En ağır ceza, müebbet hapis olabilir. Farklı yöntemler denenebilir ancak yargılamanın sonucunda idam kararı verildiğinde, kişinin hayatına son verme iradesi ortaya konmuş olur. Bu da çağdaş hukuk sistemlerinde kabul gören bir yöntem değildir. Bizim için önemli olan, suçların caydırıcı şekilde cezalandırılmasıdır. Mümkünse en ağır ceza, yani ağırlaştırılmış müebbet hapis uygulanmalıdır. Fakat daha da önemlisi, özellikle çocukların korunmasına yönelik sosyal politikaların geliştirilmesine ve etkin yöntemlere ağırlık verilmelidir.”

Hukuk fakültelerine talep azaldı

Baro Başkanı Günaydın, hukuk fakültelerine olan ilgideki düşüşe dikkat çekerek, rakamlarla durumu şöyle özetledi:

“Hukuk fakültelerine talep, önceki yıllara kıyasla nispeten azalmış durumda. Bu yıl hukuk fakültelerinin kontenjanlarında çok ciddi bir düşüş yaşandı. Geçen yıl yaklaşık 14 bin öğrencinin yerleştiği fakültelere, bu yıl ülke genelinde 9.291 kişi yerleşti. Yani kontenjanlarda %30’a yakın bir azalma söz konusu. Bu azalmanın büyük kısmı devlet üniversitelerinde görülürken, vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını korudukları dikkat çekiyor. Vakıf üniversitelerinde doluluk oranı %87 seviyesinde gerçekleşti. Yalnızca 569 boş kontenjan kaldı.”

Başarı barajı 50 bin olmalı

Hukuk fakültelerinin niteliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Günaydın, “Uzun süredir dile getirdiğim bir noktayı da doğruluyor: Hukuk fakültelerinin sayılarının azaltılması ve kalitelerinin artırılması gerekiyor. Tıpkı tıp fakültelerinde olduğu gibi, ilk 50 bin başarı sırasının şart koşulması gerektiğine inanıyorum. Bilindiği üzere bu yıl başarı sırası barajı 150.000’den 100.000’e düşürülmüştü. Ancak Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle bu uygulama hayata geçirilemedi. Önümüzdeki yıl ise 100.000 sınırı geçerli olacak. Fakat bana göre bu da yeterli değil; bu barajın 50.000 olması gerekir” dedi.

İnönü Adliyesi Eskişehir’e bağlandı

Günaydın, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun aldığı kararla İnönü’nün artık Eskişehir yargı çevresine dahil edildiğini hatırlattı ve şöyle aktardı:

“6 Ağustos’ta alınan ve Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, İnönü Adliyesi’nin yargı çevresi değiştirildi. Daha önce Bozüyük Adliyesi’ne bağlı olan İnönü, bu kararla birlikte artık Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresine dahil edildi. Böylece İnönü, Eskişehir’in diğer ilçeleri gibi Eskişehir merkezine bağlanmış oldu. Ancak kararın fiilen uygulanabilmesi için adliye binasının açılması ve gerekli atamaların yapılması gerekiyor. Şu an için İnönü’de adliye binası bulunmadığı gibi hâkim, savcı ve adli personel atamaları da yapılmış değil. Bu sürecin muhtemelen ekim-kasım aylarında gerçekleşmesi bekleniyor.”

“Çocukları suçtan uzaklaştıracak politikalar şart”

Son olarak Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti üzerinden çocukların ceza adalet sistemindeki yerine değinen Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
“‘Suça sürüklenen çocuk’ tabiri vardır. 18 yaşının altındaki herkes çocuktur. Ceza yargılamasında da bu yaş grubuna göre farklı değerlendirmeler yapılır. Ceza ehliyeti açısından yaş gruplarına göre ayrımlar vardır. Özellikle son zamanlarda ceza adalet sisteminin, pedagogların katkısıyla ve çocukların suça yönelmesini önlemek için daha çok sosyal politikalarla desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çocuğun bulunduğu ortam, ağır cezalardan çok daha belirleyicidir. Eğer biz çocukların suç işlemesine zemin hazırlayan koşulları ortadan kaldırabilirsek, cezaların ağırlaştırılması gibi bir konu zaten gündeme gelmeyecektir. Bu nedenle, çözümün cezaları artırmaktan çok, çocukları suçtan uzaklaştıracak ortamları oluşturmak, onları destekleyecek sosyal politikaları hayata geçirmek olduğunu düşünüyorum. Ağır cezalar tek başına çözüm değildir. Aksine, bu mesele çok yönlü ve farklı disiplinlerle ele alınması gereken bir konudur.”