Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Tarım ve Orman Bakanlığı'nca onaylanan “Sakaryabaşı Mevkiindeki İstilacı Balık Türlerinin Son Durumu ve İstilacı Türlerle Mücadelede Etkin Av Araçlarının Belirlenmesi Projesi” çalışmaları 15 Nisan 2024 tarihi itibariyle, Çifteler ilçesi sınırları dahilinde bulunan Sakarya Nehri'nin Sakaryabaşı mevkii ile Eminekin bendi arasındaki yaklaşık uzunluğu 12 km ve su yüzey alanı 200 ha olarak belirlenen bölgede başladı.


Ülkemizdeki göl, baraj gölü, gölet ve akarsular genelinde 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren yapılan bilimsel çalışmalarda, istilacı balık türleri tespit edilmeye başlanmıştır. 2000’li yılların ilk yarısından itibaren ise mevcut su kaynaklarında istilacı balık türlerinin popülasyon yoğunluklarının hızla arttığı görülmüştür.


İstilacı balık türleri; belli bir ekosistemin doğal faunasında bulunmayan, farklı yollarla bölgeye dışarıdan gelen, yerli türlerle rekabete girerek ekosisteme zarar veren ve ekonomiye olumsuz etkileri olan türlerdir. Dünyada son yıllarda gözlenen küresel iklim değişikliği, mevsimsel sıcaklık artışları canlıların yaşam alanlarını değiştirmelerine neden olmaktadır. Bu tür olumsuzlukların yanında istilacı balık türlerinin sayısının ve popülasyon yoğunluklarının artmasının bir başka nedeni ise ticari ve amatör avcılık yapanların istilacı balık türlerini bir bölgeden başka bir bölgeye taşımalarıdır. Çalışmalarına başlanan proje ile; Çifteler ilçesi Sakaryabaşı mevkiindeki istilacı ve doğal türlerin kompozisyon dağılımları belirlenecek, istilacı türlerin yaş, boy, ağırlık dağılımları; büyüme, kondisyon gibi temel parametreleri ile mide içeriği analizleri yapılarak balıkçılık biyolojisi açısından değerlendirilmesi gerçekleştirilecek ve istilacı türlere yönelik en verimli av aracı tespit edilerek istilacı türlerin popülasyon yoğunluğunun azaltılmasında kullanımı sağlanacaktır.

Türk Sineması Efsanesi Öğrencilerle Buluştu Türk Sineması Efsanesi Öğrencilerle Buluştu


Proje sonunda istilacı türlerin popülasyonunu azaltmak, böylelikle mevcutta bulunan doğal türlerin beslenme, büyüme ve üreme koşulları üzerindeki istilacı tür baskısını ortadan kaldırmak hedeflenmektedir.