Ünlü isimlerin sadece afişi süslemek için değil, hikâyeye gerçekten katkı sunacak şekilde kullanılması filmin temposunu sürekli canlı tutuyor.

Bazı filmler vardır; sinema salonundan çıktığınızda yalnızca hikâyeyi değil, yönetmenin cesaretini de düşünürsünüz. Christopher Nolan’ın The Odyssey filmi bende tam olarak böyle bir etki bıraktı. Homeros’un binlerce yıllık destanını bugünün sinema diliyle yeniden yorumlamak büyük bir riskti. Fakat Nolan, kendi anlatım tarzından ödün vermeden bu efsaneye farklı ve daha gerçekçi bir bakış açısı kazandırmayı başarmış. Mitolojik yönü tamamen reddetmeden, olayları insan psikolojisi ve savaşın yıpratıcılığı üzerinden ele alması filmi benim gözümde daha inandırıcı ve daha etkileyici hâle getirdi.

Filmin en güçlü taraflarından biri ise oyuncu kadrosu. Adeta bir yıldızlar geçidi izliyoruz. Başrolden yan rollere kadar her karaktere büyük özen gösterilmiş. Ünlü isimlerin sadece afişi süslemek için değil, hikâyeye gerçekten katkı sunacak şekilde kullanılması filmin temposunu sürekli canlı tutuyor. Karakterlerin her biri, destanın farklı bir duygusunu seyirciye başarıyla aktarıyor. Bu kadar güçlü bir kadroyu aynı hikâyede izlemek, sinema adına başlı başına bir deneyim.

Görsellik ise filmin en büyük kozlarından biri. The Odyssey, IMAX kameralarla çekilmiş olmasının hakkını sonuna kadar veriyor. Özellikle deniz sahneleri, savaş sekansları ve geniş manzara çekimleri dev perdede adeta nefes kesiyor. Bu film sadece izlenmiyor, yaşanıyor. IMAX salonunda izlerken kadrajın içine çekildiğinizi hissediyorsunuz. Nolan’ın pratik efektlere olan bağlılığı ve mümkün olduğunca gerçek mekânlarda çalışmayı tercih etmesi de bu atmosferi güçlendiriyor. Günümüzde bilgisayar efektlerine fazlasıyla yaslanan yapımların arasında, bu yaklaşım filme ayrı bir değer katıyor.

Elbette herkes filmi aynı şekilde yorumlamayacaktır. Kimileri destanın daha fantastik anlatılmasını isteyebilir. Ancak ben tam tersine, bu daha gerçekçi yaklaşımı sevdim. Çünkü bana göre iyi bir uyarlama, kaynağını birebir kopyalamak değil; ona yeni bir bakış açısı kazandırabilmektir. Christopher Nolan bunu başarmış. The Odyssey, yalnızca büyük bütçeli bir yapım değil; sinemanın hâlâ cesur fikirlerle seyirciyi şaşırtabileceğini gösteren önemli örneklerden biri. Eğer imkânınız varsa bu filmi mutlaka IMAX formatında izleyin. Bazı filmler televizyon ekranına sığar, bazıları ise yalnızca sinema perdesinde gerçek anlamını bulur. The Odyssey de kesinlikle ikinci grupta yer alıyor.