İbrahim Arslan TBMM'ye vermiş olduğu soru önergesinde TÜRASAŞ özelleştirilirse orada çalışan memur, işçiye ne olacağı, demiryollarını milli bir mesele olarak gören vatandaşların kaygılanacağı, bu yüzden de tarihsel birikim ve nitelikli işgücünün yüksek olduğu TÜRASAŞ'ın özelleştirilmemesi gerektiği üzerine bir soru önergesi sundu. TBMM'ye sunulan soru önergesi aşağıdaki gibidir:


"Demiryolu endüstrisi hem şehrimizin hem de ülkemizin​ kalkınmasında tarih boyunca belirleyici role sahip olmuştur. 
Bugunkü ismi TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü olan fabrikamızın, Anadolu'nun ilk sanayi hamlesi olduğu bilinmektedir.


Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında ürettiği top kamaları, Kıbrıs Barış Harekatı döneminde üretilen roketatar projesi, yaklaşık yüzde 80 yerlilik oranıyla üretilen dizel elektrikli lokomotifler, Devrim arabaları ve ilk Türk lokomotifi Karakurt, fabrikamızın şehir ve ülke ekonomisi açısından  taşıdığı stratejik önemi belirgin bir şekilde ortaya koyan örneklerdir.  
Ancak maalesef son günlerde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yurt dışından sağlanan belirli finansmanlar karşılığında, "demiryolu sektöründe serbestleşme" kisvesi altında yaptığı mevzuat çalışmaları kapsamında, TÜRASAŞ'ın özelleştirme tehdidiyle karşı karşıya olduğu görülmektedir.


Bakanlığın Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yaptığı görüşmelerin tutanakları, hem demiryolu emekçileri hem de demiryollarını milli bir mesele olarak gören duyarlı vatandaşlarımız tarafından endişeyle karşılanmıştır.

İbrahim Arslan: "Sakarbaşı Suyu ile Eskişehir, CHP İktidarıyla Birlikte Buluşacak" İbrahim Arslan: "Sakarbaşı Suyu ile Eskişehir, CHP İktidarıyla Birlikte Buluşacak"

Bilinmesini isterim ki; yabancı finansman uğruna milli servetimizi yok etmek isteyen AKP zihniyetine karşı, vatansever ve cumhuriyetçi duruşumuzdan taviz vermeden, milli bir mesele olarak ele aldığımız demiryolu endüstrisine sahip çıkacak; işçisiyle memuruyla demiryolu endüstrisinde emek sarf edenler başta olmak üzere tüm demiryolu sevdalıları ve vatanseverlerle birlikte omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. 


Ulaştırma ve Altyapı Bakani Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun kamuoyundaki endişeleri gidermesi için, şu sorularıma bir an evvel yanıt vermesini ümit ederim:


⦁    EBRD Heyetiyle yaptığınız görüşme sonucunda Bakanlık olarak aldığınız kararlar nelerdir?
⦁    EBRD ile Bakanlığınız arasında demiryolu yatırımları konusunda bir kredi veya imtiyaz anlaşmasına benzer bir ilişki söz konusu mudur?
⦁    İlgili toplantı tutanağında yer alan “Demiryolu Kanunu’na yönelik mevzuat taslağı” hangi yöntemler kullanılarak ve hangi koşullar altında hazırlanmaktadır?
⦁    Demiryolu altyapı ve tren işletmecisi kuruluşların yeniden yapılandırılmasını içeren mevzuat çalışmalarının detayları nelerdir?
⦁    Demiryolu altyapı ve tren işletmecisi kuruluşlarının maliyet muhasebesinin ayrıştırılması ve çalışanların statülerinin değiştirilmesiyle ilgili nasıl bir çalışma yürütülmektedir?
⦁    TÜRASAŞ’ın tamamen veya bölge müdürlükleri bazında, serbestleştirilme programı çerçevesinde özelleştirilmesi planlanmakta mıdır?
⦁    Özelleştirme planı bulunuyorsa; özelleştirme yönteminden çalışanların statüsüne dek hazırlanan planın detayları nelerdir?
⦁    Demiryollarının “serbestleştirilmesi” ihtiyacının gerekçeleri nelerdir?
⦁    Demiryollarının serbestleştirilmesi ihtiyacını doğuran koşulları ortadan kaldırmak için farklı yöntemler denenmiş midir?"
 

Editör: Yasin Karaçam