Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkanı Cenk Ataç ile mesleğe, sektöre ve gündeme dair bir röportaj gerçekleştirdik. Diş Hekimlerinin üniversite eğitiminden, meslekte yaşadıkları sorunlara kadar pek çok soru sorduk. Bununla birlikte diş hekimi koltuğu korkusu yaşayanlara tavsiyeler de aldık. Ortaya keyifle okunacak bir söyleşi çıktı.

1 Eskişehir’in ağız ve diş sağlığı ortalaması, Türkiye’ye göre ne durumda?

Eskişehir, elbette eğitim seviyesi yüksek olduğu için bilinçte bir o kadar yüksek oluyor. Bu konuda kesin bir veri yok. Avrupa standartlarına bakarsak biraz düşüklük olabilir. Fakat Eskişehir’in bu konunda güzel bir hassasiyeti var.

2 Diş Hekimleri zorlu bir pandemi süreci geçirdi. O dönemde sıkıntılı zamanlar yaşadınız. Hastalığa en yakın hekimler olarak çalıştınız.

Pandemi ilk başta belirsiz bir şeydi. Biz de belli bir süre ara verdik ama işin içinde sağlık olduğu için kısa sürdü. Çalışma ortamına en hızlı adapte olan yine diş hekimleriydi. Hastanın ağrısı geçmiyor çünkü. Herhangi bir ilaçta alsanız, tedavisi yapılmayınca diş sağlığı yerine gelmiyor. Acil olduğu için hemen göreve başladık, sonrasında rutine döndük. Pandemide riskimiz çok büyüktü ama ölüm oranı az oldu. Pandemi öncesinde de kendimizi koruyorduk, pandemide daha da fazla korumaya aldık. Çok şükür o süreci atlatmayı başardık.

3 Sonraki sürece bakarsak, diş hekimlerinin sorunlarını nasıl tarif edersiniz?

En büyük sorunumuz şu an da çok fazla diş hekimliği fakültesinin olması. Bununla birlikte kontenjanla çok fazla diş hekimliği öğrencisinin bu fakültelere girmesi. Yapılan araştırmada bundan 3 yıl sonra Avrupa’daki diş hekimi sayısının 2 katı Türkiye’de olacak. En büyük sorun gerektiğinden fazla diş hekimi olması. Bu yüzden işsiz diş hekimi sayısı da artacak. Diş Sağlığı merkezi açmak için yüzde yüz diş hekimi olması gerekiyordu, son çıkan yasalarda yüzde 49 yabancı sermaye de işin içerisine girebiliyor. Bunun sonucunda ne olacak? Diş hekimlerini düşük maaşlarla çalıştıracaklar. Çünkü çok fazla diş hekimi olacağı için birçoğu da işsiz kalacak. Bu tür tehlikeler bizi bekliyor. Ülkemizde çok fazla üniversite mezunu olmasına gerek yok, aynı şekilde diş hekimi sayısı da gerektiği kadar olmalı. Bu şekilde eğitimli işsiz ordusu yaratıyoruz.

4 Koruyucu hekimliğin, aile diş hekimliğinin hayata geçirilmesine ilişkin bakanlığın attığı adımlar var. Bu uygulama zaten Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’nin merkezinde var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sağlık için yürüdüler Sağlık için yürüdüler

Bu konuda 3 tane pilot il seçildi. Bunlardan birisi Eskişehir. Kırıkkale ve Karabük’te pilot illerden. Aile hekimliğinde 0-12 yaş çocuklara koruyucu hekimlik olarak başlayacaklar. Biz oda olarak kamunun zaten koruyucu hekimliği uygulamasını istiyoruz.  Bu nedenle Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı bu uygulamayı destekliyoruz.

5 Kamuda görev yapan diş hekimleri kendisini ifade etme noktasında diğer branşlarla kıyaslandığında sıkıntı yaşıyor mu? Ya da diğer branşlara göre farklı sıkıntıları var mı?

Kamudaki hekimlerimizin çok fazla sorunları var. Gün içerisinde çok yüksek hasta bakıyorlar. 10-15 dakikada bir hasta bakıyorlar. Diş hekimliği böyle kısa sürelerle yapılacak bir meslek değil. Bunun için diyoruz ki, kamu tedavi etmeyi bıraksın, serbest hekimlerden hizmet satın alsın. Hem vatandaş daha rahat etsin hem iyi tedavi olsun. Oradaki hekimler kötü diye söylemiyorum. Onlar 15 dakikada yapabileceğini yapıyor zaten. Burada iyi hizmet verilmesini bekleyemeyiz zaten. Tedavi hizmetini devletin özelden almasını senelerdir istedik ve hala da aynı fikirdeyiz.

6 Pandemide diş çekimi hariç başka işlem yapılmadı. Sonrasında vatandaş özele gittiğinde de yüksek rakamlarla karşılaştı. Bunda pandemi ve o dönemde alınan kararların da etkisi var mı?

Tabiki bu da bir faktör ama neyin fiyatları artmadı ki bu ülkede? Diş hekimliği malzemeleri de sonuçta yurt dışından dövizle temin edilebiliyor. Bu yüzden tedavi giderlerinin bir kısmını devlet, bir kısmını da vatandaş kendi cebinden versin. Hepsini devlet versin de demiyoruz. Böyle bir sistem kurulursa vatandaş zaten serbest hekimlere gidecektir.

7 Diş doktoru koltukları biraz korkutucu gelir. Özellikle çocuklar diş tedavisine karşı soğuklar. Bu yönde korkusu olan, sırf bu korku yüzünden diş hekimine gelmeyen hastalar için neler söyleyeceksiniz?

Bu psikolojik bir durum. Bir sorunu ötelediğiniz zaman daha büyük bir sorun olarak karşınıza çıkıyor. İlk başta ondan kaçıyorsunuz fakat sonra daha büyüğü sizi yakalıyor. Yani yağmurdan kaçarken doluya tutuluyorsunuz. Onun için hiç korkmadan hekim arkadaşlarımıza gidin. Çünkü onlar sadece bir diş hekimi gibi değil ayrıca bir psikiyatrist gibi davranırlar. Hastanın nasıl hissettiğini bilir, ona göre davranır. Onun için gönül rahatlığıyla herkes diş hekimlerine gidebilirler.

8 Eskişehir Diş Hekimleri Odası geçmişe göre daha görünür daha ortaya çıkar oldu. Tüzel kişilik olarak geçmişte diş hekimlerinin kendisini ifade etmekte sıkıntısı mı vardı? Siz göreve geldiğinizden bu yana neleri değiştirmek için çaba harcıyorsunuz?

Biz önce diş hekimlerinin haklarını korumak için varız. Onun için de şöyle bir karar aldık; Şu anda 450 hatta daha fazla üyemiz var. Kütahya ve Bilecik illeri de bize bağlı. Tek tek diş hekimlerini ziyaret etme kararı aldık. Bu iki yıllık dönem içerisinde tüm hekimlerimize dokunmak istedik. Onlarla konuşmak, tanışmak onların şikayetlerini dinlemek istedik. Onların dileklerini, isteklerini yerine getirmek istedik. Hekimlerimizi dinlemeden nasıl derman olalım? Hekimlerimiz anlatacak biz de uygulamaya çalışacağız. Sonrasında diğer sivil toplum kuruluşları ile olan ilişkilerimizi daha güncel hale getirmek istedik. Eskişehir Tabip Odası, Veteriner Hekimler Odası ve Eczacılar Odası ile bir sağlık platformu kurduk. Birleşelim ki, sesimizi daha iyi duyuralım dedik. Onun dışında bütün kamu kuruluşlarına, belediyelere gidiyoruz, onlardan destek istiyoruz. Birlikte yapabileceğimiz işleri, birlikte konuşmak istiyoruz. Onun dışında bilimsel programlar yapıyoruz. Sosyal programlar yapacağız. Yapabilirsek ulusal ya da uluslararası bir kongre yapmak istiyoruz. Tüm bunları 2 yıl içerisinde gerçekleştirmek istiyoruz.

9 Eskişehir’in 20-25 yılına damga vurmuş Ahmet Ataç gibi bir ismin, bir diş hekiminin oğlusunuz ama bunu birbirinden çok iyi ayırdınız. Bu herkesin yapabileceği bir iş değil. Bir baskı unsuru bile olabilir. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Çoğu kişi benim, Ahmet Ataç’ın oğlu olduğumu bile bilmez. Zaten çok görünen bir adam değildim. Bu meslekte de aynı şey. Benim bir yerlere gelme gibi bir amacım değil, mesleğime hizmet etme derdim var. Yeni nesillere iyi şeyler anlatıp, güzel duygularla görevi bırakmak istedim. Bütün amacım bu, ben sadece doğal davranıyorum. Yaptığım tek şey hep bu oldu.

10 Eklemek istediğiniz son bir şey var mı?

Yayın hayatına başlayan Eskişehir Haber Ajansı’na başarılar diliyorum. Hepinize kolay gelsin.