SES Eskişehir Şubesi açıklamasında;

"Sevgi Değil, Garantiye Alınmış ve Uygulanmış Haklar Engelleri Aşar


Birleşmiş Milletler’in (BM) 1992 yılında almış olduğu kararla 10-16 Mayıs “Engelliler Haftası” olarak ilan edilmiştir. “Engelliler Haftası” temelde engellilere yönelik ayrımcılığın, eşitsizliğin, yok sayılmanın ortadan kaldırılması için ilan edilmiştir. Aynı zamanda “Engelliler Haftası” bir mücadele ve farkında olma haftasıdır. Engellerin iş, eğitim, sağlık ve sosyal hayat alanlarında bağımsız-erişilebilir onurlu yaşama mücadelesidir. İnsan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanma mücadelesi haftasıdır. Engelli günlerinde ve haftalarında yaygın olarak söylenen ‘sevgi her engeli aşar’ söylemi ise doğru değildir. Engellilerin kimsenin sevgisine ihtiyacı yok; engellilerin kendi haklarının tam olarak uygulanmasına ihtiyacı var. Sevgi değil, garantiye alınmış ve uygulanmış haklar engelleri aşar. 


Engelliler Onurlu ve Erişilebilir Bir Yaşam İstemektedirler


Türkiye, 2006 yılında ilan edilen Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne 2007 yılında imza atmıştır. 14.07.2009 Tarihli Resmi Gazetede bu sözleşme yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2005 yılında ise 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un kabul edilmiştir. 2013 yılında Otizm Eylem Planı açıklanmıştır. Türkiye’nin engellilik çerçevesinde taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve kanunlar onlarca yıl önce çıkarılmasına rağmen; engellilerin karşılaşmış olduğu ‘engeller’ devam etmektedir.  Yasal düzenlemeler ve eylem planları kağıt üstünde kalarak engellilerin toplumsal yaşama eşit, bağımsız ve etkin katılması engellenmektedir. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin temel amacı olarak belirttiği “Engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onuruna saygıyı güçlendirmek” ifadesi, engelli temelli ayrımcılığı yasaklamaktır. Fakat engelliler yaşamın tüm alanlarında, engelli olmalarından dolayı eşitsizlik ve ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. Engelliler onurlu ve erişilebilir bir yaşam istemektedirler.


Devletin Engelliler Arasında Ayrımcılığa Son Vermesi Gerekmektedir


Engelliler ve engelli aileleri de ülkemizin içinde bulunduğu kötü ekonomik koşullardan dolayı yoksulluğu en ağır şekilde yaşamaktadır. Engellilerin hayata bağımsız, erişilebilir katılımında elzem olan manuel ve akülü tekerlekli sandalye, ortez, protez, işitme cihazı, koklear implant ve benzeri araç ve gereçleri için  Sosyal Güvenlik Kurum (SGK) ödemelerinin olmaması veya çok cuzi miktarda  olması engelleri mağdur etmektedir. Engelliler ve engelli aileleri kendi imkanlarıyla ödemeye çalışmaktadırlar. SGK’nın 2023 yılı engelliler için bazı ödemeler şu şekildedir:  
İmplant bedeli: Bir adet diş implant bedeli; engelliler için 750 TL. Özel hallerde ise (ör. gazi ve vekiller) 2500 TL. 
Özellikli akülü tekerlekli sandalye: Ödenecek tutar: 28.000 TL. Engelli bireyler ödeme alamaz. Ancak özel hallerde ödenmektedir.


Aktif tekerlekli sandalye: Ödenecek Miktar: 10.080 Tl. Engelli birey ödeme alamaz. Ancak özel hallede ödenmektedir. 
Banyo tuvaleti sandalyesi: Ödenecek miktar: 2.100 TL. Engelli birey ödeme alamaz. Ancak özel hallerde ödenmektedir. 
Antidekübit oturma sistemi: Ödenecek miktar: 2.800 TL. Engelli birey ödeme alamaz. Ancak özel hallerde ödenmektedir. 
Standart maunel tekerlekli sandalye: Ödenecek mikatar: 1.100 TL
Standart akülü tekerlekli sandalye: Ödenecek Miktar: 7.500 TL. 

Çocuklar Fideler ile Toprak Arasında Köprü Oldu Çocuklar Fideler ile Toprak Arasında Köprü Oldu


Yukarıdaki verilerden bilgilerden anlaşılacağı üzere, devlet engelliler arasında ayrımcılık yapmaktadır. Gazi olma gibi özel hallerde değilseniz; engelli olsanız da, engelli ödeneklerden yararlanmazsınız. Sorun Gazilere ödenen miktar değil; devletin engelliler arasında ayrımcılık yaparak, yeterli ödemeyi tüm engellilere yapmamasıdır. Engellilerin kaliteli-nitelikli malzemelere erişimi engellenmektedir. Ayrıca bu durum engelleri ve engelli ailelerini yoksullaştırmaya itmektedir.  Aileler kalitesiz ve bireye özgü olmayan cihazları kendi ceplerinden almaya çalıştıkları için engelliliği artıran ürünleri almaya yönelmektedir. Engelli Hakları Sözleşmesi’ni onaylayan devletimizin bu araç ve cihazlara erişimi kolaylaştırmayı taahhüt etmesine rağmen; bu araç ve gereçlere erişim sağlamamaktadır. Engellerin araç, gereç ve her türlü ilaç, tedaviye erişimin önündeki engellerin kaldırması gerekmektedir.


Engelli Maaşları Açlık Sınırın 5-6 Kat Altında 


Engelliler için maaş ve evde bakım ücretleri ise enflasyon ve ekonomik krizi hesaba katınca oldukça yetersizdir. Evde bakım maaşı: 7608 TL, Engelli maaşı %40-69 raporu olanlar: 2797 TL, Engelli maaşı %70 ve üzeri raporu olanlar: 4.196 TL’dir. Yoksulluk sınırının 15,033 TL olduğu düşünülünce, açlıktan öte engellilere yaşama hakkı tanınmamaktadır. Engelli maaşları yaklaşık, yoksulluk sınırının 5-6 kat altında yer almaktadır. Bu durum engellilerin onurlu, erişilebilir yaşam hedefinden çok uzaktır. Ayrıca engelli maaşının verilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması önemlidir. Maaş ve bakım verilme koşullarında insani olmayan alt limitler belirlendiği için engelliler ve engelli yakınları mağdur edilmektedir. Tüm bu koşullar düşünüldüğünde engellilerin yoksulluğu ve yoksunluğu derinleşmektedir. 


Engelli Çalışanların Koşulları İyileştirilmeli, Kamuda Engelli Kotası %6 Olmalıdır


Anayasa’da Madde 50 ile engellilerin güvenceli çalışma ve onurlu çalışma koşullarının sağlanmasının altı çizilmiştir. Ayrıca bu maddeye göre idarecilerin ve yöneticilerin, engellilerin çalışma şartlarının ve onlara verilen işlerin, engel durumuna uygun olmasını ve engelli çalışanların taleplerinin dikkate alınması gerekmektedir. Engellerin çalıştığı ortamın fiziki ve mimari gibi erişilebilirliğin en temel ölçütlerinin yerine getirilmesi gerekmektedir. Yine engelli çocukları olan çalışan aileler, iş yerlerinden ihtiyaçtan dolayı izin almalarının yöneticilerin inisiyatifine bırakılmadan yasal güvenceye alınması gerekmektedir. Ayrıca engelli kadrosunda çalışan bireylerin, diğer çalışanlara göre erken emekli olmalarından dolayı pasaport alma sürelerinin 5 yıla indirilmesi gerekmektedir. Engelli istihdamı için önemli bir yerde duran EKPPS’nin normal KPSS’de olduğu gibi her yıl yapılması gerekmekte ve kamudaki engelli atama kotasının arttırılması sağlanmalıdır. Engelli atama sayıları oldukça düşük düzeydedir. Bu kapsamda, sınava katılan engelliler düşünülünce kamuda engelli çalışanların kotası %3’ün, %6’ya yükseltilmesi gerekmektedir. 


Eşit, Bağımsız ve Onurlu Yaşama Erişim Haftası 


Engellerin sadece 3 Aralık, 10-16 Mayıs gibi günlerde, haftalarda değil; düzenli aralıklarla toplumunda bilinç ve farkındalık artıracak eylem, etkinlikler anımsanmalıdır. Ayrıca sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının engellilere ve engelli ailelerine etkin hizmet sunarak kendi hakları ile ilgili bilgilendirme yapabileceği sistem oluşturulmalıdır. Toplumda farkındalığı ve bilinci artıran toplumun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesini hedefleyen çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Son olarak 10-16 Mayıs “Engelli Haftası” vesilesiyle, engellilerin bağımsız, eşit ve onurlu bir yaşama erişiminin sağlandığı günler ve haftalar temennisiyle..." ifadelerine yer verdi.