Türkiye Çevre Platformu'nun açıklamasında (TÜRÇEP);

"Bir seçim sürecini daha geride bıraktık. 22 yıldır iktidar olan ve bu süreçte girdiği her seçimden 1.nci parti olarak çıkan bugünün iktidar partisi hemen herkesi şaşırtan sonuçlarla ilk defa 2.nci parti olarak çıktı. Ve Ana Muhalefet partisi birinci parti olarak çıkarken, iktidara muhalif olarak seçimlere katılan partiler, iktidar partisi ile iktidardan yana olan partilerden toplam olarak daha fazla oy aldılar ve çok daha fazla Belediye de seçimleri kazandılar.
Ve 'Cumhurbaşkanlığı sistemi'ni savunanlar, 2023 Mayıs seçimlerinden 10 ay sonra bu kez mutlak bir mağlubiyete uğradılar.


Doğal ve kültürel değerlere karşı yürütülen yok edici yağma ve talana, doğaya karşı işlenen suçlara karşı mücadeleyi ve çevre duyarlılığının toplumsallaşması, çevre bilincinin etkinleşmesi ile 'doğa ile barışık yaşam biçimi'ni varoluş ilkesi olarak benimsemiş olan TÜRKİYE ÇEVRE PLATFORMU (T Ü R Ç E P ) olarak; 31 Mart seçimleri öncesinde 15 Mart ta yaptığımız basın açıklamalarıyla, Anadolu Coğrafyasın da yaşam sürdürmekte olan her bir bireyi, kurum ve kuruluşu 'YAŞAM
KAYNAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMAK İÇİN 31 MARTTA GÖREV BAŞINA” diyerek ve “Üzerimize düşenleri yaparsak kazanırız!' sloganıyla, 31 Mart 2024 seçimleri, insan emeği ve doğanın sınırsız sömürüsü ve talanına, bütün gücümüzle ve gür bir sesle 'DUR' diyebilmek için çok önemli bir kavşaktır. Bunun için, tüm çevre duyarlısı kurum ve kuruluşlar birleşerek, tam bir dayanışma içerisinde olmalıdırlar.


31 Mart 2024 yerel seçimleri, içine düştüğümüz büyük çöküşü sona erdirmenin önemli bir dönemeci haline getirilmelidir. Tüm farklılıklarına karşın, etkin bir dayanışma ile bu seçim, toplumun çıkarları temelinde kazanca dönüştürmeli ve mutlaka kazanılmalıdır, saptamasıyla sandık başına oy kullanmaya çağırmıştık.


Bu çağrımız, ülkenin dört bir yanın da bu çerçevede mücadele sürdürmekte olan tüm çevre duyarlısı ve Ekoloji mücadelesi sürdürenlerin, emeğin sömürüsüne karşı yıllardır mücadele etmekte olan emekçilerin, hızla yoksullaştırılan emeklilerin, demokratik hak ve özgürlükleri her geçen gün daraltılıp gasp edilen gençler, kadınlar ve demokratik yaşam özlemlerini haykıran kesimlerin, bir bütün olarak toplumun ağırlıklı çoğunluğunun, çağrıları, çığlıkları ve çabaları ile buluştu ve bu kez yıllardır olmayan bir şey oldu.


Halkımız tercihini yaptı ve başta ana muhalefet partisi olmak üzere genel olarak iktidar muhalifi siyasi partiler seçimleri, hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak oranda kazandırarak ve yerel yönetimlerde iktidar konumuna getirdi. Özetle halkımız bir bütün olarak, sosyal boyutta bir nefes aldı, yarınlara dair yeniden umutlandı. Halkımız;
İKTİDARA “DUR SESİMİ DİNLE”, MUHALEFETE “SESİMİ DİNLE SORUMLULUK ÜSTLEN.” demiştir.
Şimdi bir kez daha diyoruz ki;


*31 Mart seçimlerinde halkın tercihi ile Yerel yönetimlerde iktidar olma görevi verilmiş olan siyasi partiler, Yerel yönetimlerde seçimleri kazanarak bu son derece önemli kavşakta topluma karşı görev ve sorumluluk üstlenen ayırımsız tüm birimler, bu sorumluluklarını unutmayarak görevlerini yerine getirmelidirler.


- Belediyeler, Yerel yönetimler yeni bir yaşam biçimi ve toplumun yeniden yapılanması sürecinde önemli işlevler üstlenmelidir.


- Belediyeler, Yerel yönetimler, Doğal ve kültürel değerlerin tüketilmeden korunmasını en önceliğe alarak, yerinden demokratik yerel yönetim anlayışını benimseyen, toplumsal değerlerimizi ayırımsız olarak toplumun bütününün kullanımına sunan yerel yönetim yapılanmaları olarak yerelde toplumun

TÜRÇEP Türkiye Çevre Platformu tüm kesimlerini kucaklayacak biçimde, yapılanmaları 5393 sayılı Belediye kanununun 76 ve 77 maddeleri dikkate alınarak KENT KONSEYLERİ ve MAHALLE MECLİSLERİ yapılanmaları ile
güçlendirilmelidir.


- Yerel Yönetimlerin bütçeleri, bu yapılanmalarla halkın gereksinimleri ve talepleri önceliğinde hazırlanmalı ve kaynaklar bu çerçevede kullanılmalıdır.

Ünlüce: "İlçelerimizin Kıymetini Artıracağız" Ünlüce: "İlçelerimizin Kıymetini Artıracağız"


*Mayıs 2023 seçimlerinde görev ve sorumluluk üstlenmiş olan merkezi yönetim, tüm kurumları ile halkın 31 Marttaki sesini doğru ve tam olarak dikkate alarak yerel yönetimlerle tam bir dayanışma içerisinde toplum olarak yaşamakta olduğumuz ekonomik, sosyal ve siyasal çöküntü ve krizden çıkarmak için etkin bir çaba içerisine yönelmelidir.


Haydi o zaman, bir bütün olarak daha büyük kazanımlar için, gerekli sorumlulukları üstlenerek toplumun tüm dinamikleri ile birlikte görev başına." ifadelelerine yer verildi.