Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı Emre Genç’in önerisiyle gündemin 1,2,3,4,5,7,8,9 ve 10’uncu maddelerinin ilgili komisyonlara havalesi oy birliğiyle havale edildi.Gündemin 6’ncı maddesi olan Şerife Erkara’nın isminin verilmesi şartıyla belediyeye yapacağı şartlı kreş bağışı konusunda Başkan Kurt’a yetki verilmesi de oylamaya sunuldu. Madde oy birliğiyle kabul edildi. 

Derdiniz Altın Çıkarmak Değil Çevreyi Talan Etmek

Gündem dışı söz alan CHP Meclis Üyesi Ali Haydar Çelik, Murat Dağı’ndaki ağaç katliamını gündeme getirerek, “Ülkemizde ve şehrimizde doğa ve ağaç katliamına karşı çevreyi koruma mücadelesi hiç bitmiyor. Büyük çıkar grupları yeraltı zenginliklerini ranta çevirmek için her şeyi kullanırken yer üstünde yaşayanların mücadelesi hiç bitmiyor” dedi. Akbelen ve Kaymaz’ın ardından Murat Dağı’nda gerçekleştirilmesi planlanan 212 bin ağacın kesilerek açılması planlanan maden sahasının gündemde olduğunu belirten Çelik,“Şu anda yapılan yerli ve yabancı çıkar gruplarının madenlerimizden kazanç elde etmesi ve vahşi çıkarma yöntemi sonucu tüm açıklığıyla ifade etmek isterim. Madenler tüm insanların ortak değerleridir. Kullanımı da o bölgede yaşayan insanların kararıyla olmalıdır” şeklinde konuştu. Akbelen’de ağaçları korumak isteyenlerin karşısına kolluk kuvvetlerinin dikildiğinin altını çizen Çelik, “İtiraz edenlerin karşısına kolluk kuvvetlerini dikiyorlar. Doğayı korumak isteyen yurtsever insanlar marjinal ve terörist ilan ediliyor. Çıkar grupları haklı, köylüler haksız ilan edilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Kaymaz’da siyanürle altın çıkarma işleminin Koza A.Ş. tarafından yapılmasının planlandığı belirten Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siyanür havuzlarına niçin karşı çıkıyoruz? Siyanür havuzlarında oluşan buharla zehir atmosfere karışarak bölgenin yağmur ve çiğ oluşumuyla birlikte bölge siyanüre bulanıyor. Kanser vakaları hızla artıyor. Ortalama 70 civarında vatandaşın kanserden öldüğü söyleniyor. ÇED raporuna göre yılda bin 500 ton siyanür kullanılacak. Siyanürle birlikte yeraltı suları da kullanılamaz hale gelecek. Başta ESÇEVDER Başkanı Sadık Yurtman ve bu uğurda mücadele eden demokratik kitle örgütlerine sonsuz saygılarımı sunuyorum. Murat Dağı’nda olacaklara sessiz kalırsak çok kısa süre içerisinde şehrimize hayat veren Porsuk Çayı’nı da kaybetme riskiyle yüz yüzeyiz. Birlikte doğamıza sahip çıkalım.” dedi.

Mısır Üreticileri Zor Durumda

TMO’nun mısır alım fiyatlarına yalnızca yüzde 5 zam yaptığını belirten Yeşildal, “23 Ağustos tarihinde TMO, mısırın fiyatını yüzde 5 artırarak 6 bin olarak açıkladı. Üreticiler en az 8 bin beklerken bu fiyat üreticiyi üzdü. Çiftçinin kullandığı tüm kalemlere çok yüksek zamlar gelirken çiftçilerimiz de mısır fiyatının beklenti doğrultusunda revize edilmesini bekliyor. Mısırın kullanıldığı tüm ürünlere neredeyse yüzde 100 zam gelirken mısır fiyatlarının neredeyse aynı kalması üreticiyi zora sokuyor. Kendi çiftçimizin ürettiği mısırı 6 bin liraya alırken ithal edile mısırları 10 bin liraya alıyorsunuz” dedi.

TOKİ neden işini yapmıyor?

CHP Meclis Grup Başkanvekili Emre Genç, “Öyle açıklamalar geldi ki: ‘Kazım Kurt kumpas kuruyor. Odunpazarı Belediyesi kumpas kuruyor.’ Daha sonra haberler çıktı. ‘Buranın marketi yok, belediyeler niye market yapmıyor’ diye açıklamalar geldi. Biz bunları TOKİ’ye düşman olduğumuz için söylemiyoruz. Oradaki vatandaşlarımıza faydası olsun diye söylüyoruz. TOKİ’ni 1. Etabında soruyorum: İbadet alanı olan yerde hala niye cami yapılmadı? Odunpazarı Belediyesi tarafından yapıldı. 12 bin metrekare ticaret alanı olan bir alanda hala neden TOKİ sosyal donatı alanlarını tamamladı? Bunu söylediğimiz zaman TOKİ’ye karşı olduğumuz için değil. Bunu TOKİ tamamlayacak. TOKİ mantıklı projeler yaptığı zaman hepimiz destekliyoruz. ‘Huzur, Erenköy’le ilgili olarak çalışmalarla vatandaşı kandırıyorsunuz’ diyorlar. Biz vatandaşı kandırmıyoruz. Bu 2019 öncesinde gündeme gelen bir konuydu. Burada konuşuldu, tartışıldı. AK Partili Meclis Üyeleri buradaydı. Sonra gidip TOKİ’ye dava açtırdılar. Geldi bir daha değerlendirdik.Yaklaşık 3 buçuk 4 yıldır engellenmiş bir yer var. Bunu söylediğimiz zaman vatandaşa kumpas mı kuruyoruz? Kraldan çok kralcı bürokratlar var maalesef. Odunpazarı Belediyesi’nin iş yapmasını engellenmesiyle ilgili saysam saatlerce konuşuruz. Bunlar bahane değil. Bunlar kamuoyuyla paylaşılan konular. Bunlar ortadayken hiçbir şey yapmadınız demek de yanlış. Performansta 2014’ten bu zamana kadar tüm hizmetler tek tek yazıyor. Karapınar’la ilgili olarak hiçbir vatandaşa imar planıyla arkadan dönelim demedik. Tüm belgeleri açıkladık. Şeffaf biçimde anlattık. Zaten bizim amacımız da bu. Şeffaf hesap verebilir bir belediye. Burada CHP’li belediye iş yapmasınlar diye bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Bu şehirde birlikte yaşıyoruz. İş yaparken şuna oy verdin, buna oy verdin de demiyoruz. Eleştiri yapılırken debuna göre hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

Sizde de Bahaneler Bitmiyor

Emre Genç'in ardından söz alan Murat Özcan CHP'li üyelerin sözlerine yanıt verdi. Siyanürle altın aramakla ilgili AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in Meclis’teki konuşmasında gereken cevabı verdiğini söyledi. CHP’li belediyelerin “Engelleniyoruz” diyerek bahane ürettiğini söyleyen AK Partili Meclis üyesi, “Bu konuda bir kitap yazılacak olsa bunun kitabını yazarsınız. Engelleniyoruz konusunda çok mahirsiniz. Genel seçim gelecek, Recep Tayyip Erdoğan kazanacak demiştim. Yerel yönetimler seçimleri gelecek. Siz Cumhur İttifakı’nın kazandığı bir ülkede ‘bize oy verin 5 senede nasıl engellendiğimizi anlatacağız’ diye mi oy isteyeceksiniz” diye sordu. Karapınar’daki açıklamalarıyla ilgili konuşan AK Partili Meclis Üyesi, “Metruk evlerde oturmak zorunda kalan vatandaşları düşündükçe ekstradan çözüm üretmemize sebep oluyor. Vatandaşlarımız da oradaki sıkıntılardan ötürü harekete geçiyorlar. Bölgede bir basın toplantısı yapıp muhtarları da uyardık. Bölge halkının taleplerinin ne olduğu, hangisini tercih edecekse mutabık kalacağımız, biz o bölgede yaşayan halkımızın talebinin ne olduğunun TOKİ’ye bildirip belediyeyle de konuşacağız.Gelin hep beraber bu bölgeyle ilgili en iyi karar hangisiyse, halkımız, belediye, kurumlar. Kararımızı verelim. Bunları bir polemik konusu olmaktan çıkaralım” dedi.

Mazot, Gübre ve Ekim Masrafları Devlet Tarafından Ödenecek

'' Sibel Hanım biz 1 aydır köyleri dolaşıyoruz, hükümetimiz çiftçiden aldığı mısırı tekrardan halkımıza kullanmak için stokluyor. İhtiyaç halinde bunları kullanıyor. İthal ettiğimizi söylediğiniz mısırları ise işleyerek satıyoruz. 3. 4. sınıf malzemelerimizi bunlardan üretiyoruz ve bunları yurt dışına satıyoruz. Yani anlayacağınız kendi ürünümüzü biz kendimize kullanıyoruz. Mazot, gübre ve ekim masraflarından bahsettiniz. Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını sürdürüyor. İlerleyen süreçte bu masrafların hepsi devlet tarafından karşılanacak.

Şehrimizde Barınak Problemi Var

Şehrimizde çok büyük bir barınak problemi var. Fakat bu Kazım Başkanla alakalı bir durum değil. Her geçen gün barınağımız büyüyor bu da gayet normal bir sorun fakat bakanlık size bu barınak için gidin Büyükşehir Belediyesi'nden arazi isteyin, uygun bir arazi bulamazsanız biz size hazine arazilerinden veririz demesine rağmen niye hiçbir eylemde bulunmadınız? Sizin bu sorumluluğunuz yüzünden Yassıhöyük köyünde vatandaşlar kokudan duramıyor. 

Kazım Kurt'dan Cevaplar

''Öncelikle bugün gerçekleştirilen adli yıl açılışıyla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Adli yıl açılışını yaptık ama ülkede adalet yok. Bu durumda adli yıl açılışı yapmamız bir şey ifade etmez. Odunpazarı Belediyesi oldukça şeffaf ve demokratik yönetilmektedir. Kimseyi zan altında bırakmak gibi bir niyetimiz de asla olamaz fakat Sayın Özcan bizi troll yönetmekle itham etti. Bu işin aslını siz yapıyorsunuz biz değil. Sosyal medyada olan her paylaşımımızın altında adı ve fotoğrafı olmayan şahıslar gelip bizi karalamaya çalışıyorlar. Çiftçilerle ilgili olan konuya gelince de çiftçimiz ürünü daha ekmeden önce ne kadar satacağını bilmeli, ona göre plan yapmalı siz bunu yapamıyorsunuz. Ayrıca sizin dedğiniz engellemelerle ilgili kitabı biz çoktan yazdık isterseniz size göndeririz okursunuz. Kitabın içeriğinden size bahsedeyim. Başvurduğumuz bütün devlet kurumları sanki AK Parti'ye hizmet ediyormuş gibi davranıyorlar ve karşımıza çıkıyorlar. 

Devlet Hastanesini yıktınız yerine bir şeyler yapacağız dediniz hala yapmadınız. Mevzu yıkmaksa bunu biz de yapardık. Binayı bize vermelerini istedik fakat vermediler. Verselerdi binaları tamir edecektik. Binalardan bir tanesini adliyeye verecektik bir tanesini de belediyenin ek binası olacaktı. Buna bile engel oldunuz.

Biz TOKİ'ye Karşı Değiliz

Hatipoğlu:” ESOGÜ Tıp Fakültesi depreme ne kadar dayanıklı?” Hatipoğlu:” ESOGÜ Tıp Fakültesi depreme ne kadar dayanıklı?”

Evet TOKİ'ye itiraz ediyoruz fakat ev yaptığı için değil usulsüz ve kanunsuz yaptığı için itiraz ediyoruz. Deprem yönetmeliğine uygun, zemin etütü yapılan, kolonları kontrol edilen binalar olsa itiraz etmezdik. Bunların hiçbirisine dikkat edilmedi. Biz TOKİ'ye karşı değiliz kanunsuz yapılan işlere karşıyız. 

Barınak olayına gelince de biz gayet iyi işletiyorduk. Diğer barınaklar gibi hayvanlarımızı kulübelere hapsetmedik. Barınağın etrafını tel örgülerle ördük hayvanlarımız rahat rahat gezerek yaşıyorlardı. Sonra 2014 yılında yasaklı ırklar diye bir yasa çıkardınız. Yasaklı olan bütün hayvanları buraya topladınız sonra barınaklar doldu taştı. Bu durumda da barınağımızı büyütmek istediğimizde bize engel oldular. Sonra bakanlık barınağı tahliye etmemizi istedi. Biz de tahliye edeceğiz ve bu hayvanlarla ilgili hiçbir sorumluluğu da kabul etmeyeceğiz.