Eskişehir neden uçamıyor?
Eskişehir’in yıllardır bir havalimanı sorunu yok aslında. Pist var, terminal var, kule var. Uçakların inip kalkmasına engel tek bir teknik sorun da yok. Sorun başka. Sorun, bu ülkede bazı şehirlerin uçup uçamayacağına mühendislerin değil, siyasetin karar vermesi.
Yıllardır aynı masalı dinliyoruz:
“Tarifeli seferler zarar ediyor.”
“Yolcu potansiyeli yetersiz.”
“Stabil değil.”
İyi de bu cümleler Eskişehir’e özel değil ki… Aydın’da da vardı. Orada da havalimanı yıllarca askerî ve eğitim uçuşlarıyla idare etti. “Yakında zaten başka havalimanları var” denildi, “gerek yok” denildi, rafa kaldırıldı.
Sonra ne oldu?
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu AK Parti’ye geçti.
Ve bir anda… ama gerçekten bir anda…
Pist uzadı.
Vizyon geldi.
Talimat indi.
Havalimanı ticari ve kargo uçuşlarına açıldı.
Dün “ekonomik değil” denilen yer bugün “tarihi gelişme”.
Dün “gereksiz” olan bugün “bölge ekonomisini uçuracak hamle”.
Demek ki neymiş?
Zarar falan hikâye.
Stabilizasyon masal.
Yolcu hesabı da kâğıt üstü.
Asıl mesele şu soruda gizli:
Şehir hangi siyasi renkte?
Bu ülkede havalimanları, limanlar, tren hatları artık fiziki ihtiyaçlara göre değil, siyasi yakınlığa göre çalışıyor gibi görünüyor. Eğer doğru yerde durursanız uçuyorsunuz. Yanlış yerde durursanız… kusura bakmayın, bekliyorsunuz.
O yüzden Eskişehir’de tarifeli sefer bekleyenlere acı ama net bir tablo çizmek lazım:
Bu mantık değişmedikçe,
– Ya Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin siyasi pozisyonu değişecek,
– Ya AK Parti bir gün Eskişehir Büyükşehir’i kazanacak,
– Ya da “zarar ediyor” cümlesini dinlemeye devam edeceğiz.
Kimse kusura bakmasın ama ortaya çıkan tablo bu.
Burada kritik bir ironi var:
Kimse açık açık “Eskişehir uçmasın” demiyor.
Kimse “engelliyoruz” demiyor.
Ama sonuç değişmiyor.
Ve siyaset böyle çalışıyorsa, fiili durumda sorular da doğal olarak tek bir yere dönüyor:
Bugün Eskişehir’den tarifeli sefer çıkmıyorsa, bu durumun siyasi sorumluluğu kime yazılır?
Bu bir suçlama değil.
Bu bir tablo okuması.
Aydın örneği dururken kimse artık bize “ekonomik değil” anlatmasın.
Aynı ülke, aynı bakanlık, aynı mevzuat…
Ama biri uçuyor, biri yerde.
Demek ki Eskişehir’in problemi pist uzunluğu değil, siyasi mesafesi.
Ve görünen o ki, bu mesafe kapanmadıkça Eskişehir havalimanı var olmaya devam edecek ama uçaklar başka şehirlerden kalkacak.
Biz de gökyüzüne bakıp,
“Bir gün belki” demeyi sürdüreceğiz.