Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiriyorum. Çünkü o günden bu yana yeni bir çalışma ya da bu sorunun çözümüne dair bir takvim açıklamasına rastlamadım.

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Doğal Yaşam Merkezi’nde talihsiz bir olay yaşandı. Bakım merkezinde, yaygın adıyla barınakta bulunan köpekler bir köpeği parçalayarak öldürdü.

Üzücü bir hadise…

Ancak olayın ardından yaşananlar en az olayın kendisi kadar düşündürücüydü.

Çünkü barınakta koruma, gözlem ve gerektiğinde müdahale etmesi gerekenlerden birisinin, bana göre görevini yapmak yerine bu görüntüleri belediyeye karşı muhalefet etmek isteyen çevrelere video olarak göndermeyi tercih ettiği iddiaları ortaya atıldı.

Derken siyaset devreye girdi.

Başta AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak olmak üzere pek çok AK Partili bir anda sokak hayvanları konusunda yüksek sesle tepki göstermeye, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve belediyeyi sert şekilde eleştirmeye başladı.

Hatta benim hayvansever biri olmama rağmen bu konuda tepki göstermediğimi söyleyerek beni eleştirenler bile oldu.

Aldık, kabul ettik…

Sırası gelmemişti, bekledik.

Ama bugün birkaç şey söylemek gerektiğini düşündüm.

Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir: Binlerce hayvanı, sadece saldırgan olanları değil, yıllardır kimseye zararı bile olmamış hayvanları bile barınaklara kapatmayı savunan, hatta onları itlaf etmeyi normal gören bir anlayışın böyle bir hadise üzerinden en son “duyarlılık” göstermesi gerekir.

Belki hayvanların davranışlarını bilmiyor olabilirler.

Belki de sadece siyaset yapmak uğruna bu konuyu kullandıkları için bilmiyor gibi davranıyor olabilirler.

Ama gerçek şu ki; ister doğada, dağ başında olsun ister bir barınakta… Hayvanlar aynı cins bile olsalar zaman zaman kavga eder, birbirlerine zarar verir ve ne yazık ki bazen bu tür kayıplar yaşanabilir.

Bu olayda ben bunu bir kurum suçu olarak görmedim.

Tek bir hadise oldu ve hayvanlar kendi aralarında bu kavgayı yaşadı diye buradan bir reyting devşirme çabasına girmedim.

Zaten hayvanları daracık alanlara mahkûm eden, yetmedi insan eliyle katledilmesine zemin hazırlayan, itlaf edilmesi için el kaldıran anlayışa karşı olan biriyim.

Dolayısıyla böyle bir olayda çuvaldızı da gerçek sorumlulara batırırım.

İğneyi bile kendisine batıramayanların, insan eliyle yapılan katliamlara sessiz kalıp böyle olaylarda yüksek sesle konuşması ise en hafif tabiriyle samimiyet sorunudur.

Madem buraya kadar geldik, o zaman Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni hayvanlar konusunda gerçekten önemli gördüğüm başka bir eksiklik üzerinden eleştirmek istiyorum.

Üstelik bu yeni bir eleştiri değil.

Arşivlere bakanlar görecektir; yıllardır dile getirdiğim bir konu bu.

Eskişehir’de ne yazık ki bir hayvan gömü alanı, yani bir hayvan mezarlığı yok.

Malumunuz binlerce insanın sahiplendiği ve yıllarca beraber yaşadığı can dostları var. Ömürleri insana göre kısa olduğu için de kaçınılmaz bir gün o zor vedayla yüzleşiyoruz.

Ancak o asla kıyamadığımız can dostumuzu gömecek bir alanımız yok.

Bu zaten büyük acı yaşayan insanlar için, anlayabilene, başlı başına büyük bir dert.

Kendimden örnek vereyim…

Benim biri 16, diğerleri 14 ve 4 yaşında olmak üzere sokaktan sahiplendiğim, 45-50 kilo ağırlığında iri ırk köpeklerim ve kedilerim var.

Epey yaşlandılar. Hatta bazıları ortalama ömürlerinin de üzerine çıktı.

Onlara bir şey olacak diye ödüm kopuyor.

Ama biliyorum ki er ya da geç o acı kayıpla yüzleşeceğiz.

Peki o gün geldiğinde ne yapacağım?

Bir bahçem yok…

O koca cüsseli dostumu gömebileceğim bir yer yok.

Ne yapacağım?

İnanın bazılarınıza saçma gelse de ben ve benim gibi bu dertle dertlenen çok insan var.

Bu sadece şahsi bir mesele değil.

İhtiyaçtan doğan ve binlerce kişinin talep ettiği bir durum.

Aslında Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda bir çalışma başlattığını duymuştum. Ancak çalışma yapılan alanda tarihi eser çıktığı ve bu nedenle sürecin sekteye uğradığı söylenmişti.

Fakat o günden bu yana yeni bir çalışma ya da bu sorunun çözümüne dair bir takvim açıklamasına da rastlamadım.

İşte bu eksiklikten ötürü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiriyorum.

Kendisi de hayvansever olduğunu bildiğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’den, hayvanlar konusunda en önemli icraatlerden birinin bu olmasını bekliyorum.

Çünkü hayvan sevgisi sadece tartışma çıktığında gösterilen bir duyarlılık değildir.
Bazen bir can dostuna yakışır bir veda edebilmek için de şehirlerin sorumluluk alması gerekir.