Eğer Zeynep Başkan, Dökmeci’nin yaşadığı tehditleri alsaydı, süreç bu kadar hızlı mı ilerlerdi, yoksa aylarca mı sürerdi?
Bir yanda sosyal medyada hakarete uğrayan bir belediye başkanı, diğer yanda ağır tehditlerle yaşamaya çalışan bir başkân… İsimler farklı, partiler farklı, ama yaşananlar bize adaletin ve hukukun nasıl farklı tezahür edebileceğini gösteriyor.
24 Saatte Adalet
AK Parti’li Zeynep Güneş, Eskişehir’in kırsal bir ilçesinde görev yapıyor. Son günlerde sosyal medyada kıyafetleri üzerinden hakaretler aldı. Konu ülke gündeminde ilk sıralara çıktı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bakanlara kadar herkes Güneş’e destek verdi.
Yargı da hızlı davrandı. 24 saat içinde hakaretleri yazan şahıs gözaltına alındı, mahkemeye çıkarıldı ve tutuklandı. Suç işlenmişti ve hukuk, gereğini yaptı. Adaletin bu kadar hızlı işlediği bir örnek karşısında kimse “itirazım var” diyemez.
Aylarca Süren Tehditler
Şimdi madalyonun öbür tarafına bakalım: CHP’li Habil Dökmeci, Sivrihisar’da görev yapan bir belediye başkanı. Yaklaşık bir yıl önce mevzuata uymayan bir işletmeyi mühürledi. Ardından kendisi, eşi ve çocuklarını hedef alan ağır tehditler başladı.
Dökmeci, 7-8 ay boyunca aynı şahısla ilgili beş ayrı dilekçe verdi, belgeleriyle durumu adli makamlara taşıdı. Ancak mahkeme süreci sürekli ertelendi, koruma talebi reddedildi. Fotoğrafı kurşunlandı; tehdit eden şahıs çocuklarının okul çevresinde ve belediye binasında dolaştı. Sosyal medyadan suçlama ve tehditlere devam etti. Tüm bu belgeler resmi tutanaklara geçti.
Detayların fazlası vardır ama bu kadarı meramımı anlatmaya yeterli diyerek siz değerli okuyanlara soruyorum:
- Bir hakaret nedeniyle 24 saatte işleyen adli sistem, ağır tehditler karşısında neden aylardır ilerleyemiyor?
- Nöbetçi hakim, başka davalarda hızlı karar alırken, Dökmeci’nin dosyasında neden devreye girmiyor?
- Eğer Zeynep Başkan, Dökmeci’nin yaşadığı tehditleri alsaydı, süreç bu kadar hızlı mı ilerlerdi, yoksa aylarca mı sürerdi?
Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, benim kişisel yorumlarımdan çok daha kıymetli. Vicdan, eşitlik ve adalet duygusu burada sınanıyor.
Siyasi Sahiplenmenin Gücü
Ben bu durumu ancak Sivrihisar’a gidip kendi gözlerimle öğrenebildim. Ve çok üzüldüm. CHP’nin Dökmeci’ye yönelik desteği, ya da eksik sahiplenmesi, bana ihmal edilmiş bir adalet hissi verdi.
AK Parti, Zeynep Başkan’ın yaşadığı hakaret sonrası yekvücut oldu, konuyu gündeme taşıdı ve anayasa tartışmalarını bile başlattı. Peki, Dökmeci’nin karşı karşıya kaldığı ağır tehditler ve aylardır süren belirsizlik karşısında CHP neden aynı hassasiyeti göstermedi?
Adaletin ve hukukun tarafsızlığı, siyasi sahiplenmelerle belirlenmemeli. Kimi hızlıca koruyup, kimi aylarca bekletmek vicdanlarda derin yaralar açıyor.
Takdir siz değerli okuyanların. Sizce eşitlik ve adalet bu mu olmalı?