Günümüzde tüm güne yayılan yorgunluk, güne yorgun başlamak, sürekli yorgun bitkin hissetmek pek çok insanın karşılaştığı ve şikayet ettiği bir durumdur. Daima yorgunuz çünkü günlük yaşamımızda bu hali etkileyen bazı dinamikler var.
Eskişehir Haber Ajansı’nda bugünden itibaren köşe yazıları yazmaya başlıyorum. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimler Fakültesi’nden mezunum. Uluslararası Yoga standartlarını belirleyen Yoga Alliance kuruluşu tarafından eğitmenlik yetkisini ifade eden RYT-200 sertifikasına sahibim.
Eskişehir Haber Ajansı'nda yaşam, hisler, iyi olma hali, duygudurumlarımız hakkında yazılarımla sizlerle buluşacağım.
Bana bu fırsatı veren başta EHA İmtiyaz Sahibi Yusuf Melih Turan’a, EHA Grup Başkanı Soner Yüksel’e ve EHA Yazı İşleri Müdürü Ayşe Kaytan Uçak’a teşekkür ederek ilk köşe yazıma giriş yapmak isterim.
***
Sabah gözlerini açıyorsun. Daha ilk saniyede bir ağırlık var omuzlarında. Uyudun ama dinlenmedin. Kahven ya da limonlu ılık suyun hazır, ajandan dolu, günün başlamak için sabırsızlanıyor. Sen ise henüz dün akşamdan bile toparlanamamışsın.
Bu sana tanıdık geliyor, değil mi?
Yorgunluk artık bir şikâyet değil, bir kimlik haline geldi. "Nasılsın?" sorusuna verilen en yaygın yanıt "İyiyim, biraz yorgunum" oldu. O kadar sık söylüyoruz ki, artık duymuyoruz bile. Oysa bu cümle, derin bir şeyin habercisi.
Beden yalan söylemez.
Yorgun hissetmemizin ardında pek çok sebep vardır.
Bugün 5 tanesini konuşacağız:
1. Uyku Kalitesi: Gün içinde daha dinç mi yoksa daha yorgun mu hissettiğiniz, gece nasıl uyuduğunuzla doğrudan ilişkilidir. Uyku hafif uykudan derin uykuya ve REM uykusuna uzanan yaklaşık 90 dakikalık döngülerden oluşur. Eğer alarmınız sizi ‘derin uyku’ evresindeyken uyandırırsa güne tam dinlenmiş başlamak ve beynin uyanık-aktif moduna geçmesi normalden daha uzun bir vakit alabilir. Bu durum yataktan kalktıktan sonra bile saatlerce sürebilen yorgunluk hissine neden olur. Ayrıca yatakta 8-9 saat geçiriyor olmak iyi dinlendiğiniz anlamına gelmeyebilir. Horlama, uyku apnesi, diş sıkma veya yatak odanızın fazla sıcak/havasız olması gibi faktörler sebebiyle, bedenin kendini fiziksel ve zihinsel olarak yenilediği ve dinlendiği ‘derin uyku’ evresine geçmede zorluk yaşanabilir. Bu da sabah hiç uyumamış gibi uyanmanıza neden olabilir, tüm güne yayılan bir yorgunluk hali görülebilir.
2. Mavi Işık ve Melatonin Baskılanması: Yatmadan hemen önce telefon, tablet, televizyon ekranlarına maruz kalmak biyolojik saati doğrudan bozar. Bu ekranlardan yayılan mavi ışık, vücudun uykuya dalmasını sağlayan ve yalnızca karanlık ortamda salgılanan melatonin hormonunun üretimini durdurur. Beyniniz hala gündüz olduğunu sanıp uyanık kalmaya çalışır dinlenme moduna geçemez, bu sebeple uykuya dalmak zorlaşırken uykunun dinlendirici etkisi de ortadan yavaş yavaş kalkmaya başlar.
3. Kronik Stres ve Zihinsel Yorgunluk: Fiziksel olarak çok efor sarf etmeseniz bile gün içinde maruz kaldığınız stres ve kaygı halleri sinir sisteminizi devamlı olarak ‘savaş ya da kaç’ modunda tutar. Zihin gündüz bu strese maruz kaldıktan sonra yatağa girdiğinizde de arka planda bu stresi işlemeye devam ederse vücut kasları tam olarak gevşeyemez. Zihinsel yorgunluk, bedensel dinlenmeyi engellediği için enerjisiz ve yorgun günlük yaşam kaçınılmazdır.
4. Beslenme Alışkanlıkları: İnsan vücudu belli miktarda suya ihtiyaç duyar. Eğer susuz kalınırsa bu durum doğrudan yorgunluk hissi yaratır. Bununla birlikte mevsimine göre beslenmemek de bedenin ritmini kaybetmesine ve ağır hissetmesine sebep olabilir. Basit karbonhidratlar (beyaz unlu mamuller, tatlılar, şekerli içecekler) kana çok hızlı karışarak kan şekerini aniden fırlatır. Vücut bu duruma yüksek miktarda insülin salgılayarak yanıt verir ve kan şekeri aynı hızla dibe vurur. Bu ani düşüş, kaslarda ve beyinde anlık yakıt eksikliğine yol açarak gün ortasında aniden bastıran şiddetli bir halsizlik ve fiziksel tükenmişlik hissi yaratır. Kendi bedeninizi tanıyıp neyin sizin için iyi neyin kötü olduğuna karar vermeli ve beslenmeniz üzerinde de doğru kararlar vermelisiniz. Bu sayede öğünlerinizden yeterli verimi alarak enerjinizi de doğru yönlendirebilirsiniz.
5. Hareketsizlik: Ne kadar az hareket ederseniz o kadar yorgun hissedersiniz. Bu bir paradoks olarak algılanabilir ama gerçek budur. Ve ne kadar yorgun hissederseniz o kadar az hareket etmek istersiniz. Bu kısır döngü, modern hayatın en yaygın tuzaklarındandır. Hareket etmediğinizde mitokondri (hücrelerin enerji fabrikası) zamanla kapasitesini düşürür. Daha az enerji üretir, böylelikle daha az ATP sentezlenir. Sabah kalktığınızda zaten yorgun hissetmenin biyolojik nedeni büyük ölçüde budur. Beden kullanılmayan bir kas gibi enerji üretme becerisini de köreltir. Egzersiz, kortizolü (stres hormonunu) yakıp tüketmenin en etkili yollarından biridir. Hareket etmediğinizde kortizol kanda birikir. Bu birikim kronik bir gerginlik, huzursuzluk ve gün boyu süren düşük düzeyli bir anksiyete yaratır. Ve fiziksel yorgunluk olmadan derin uyku döngüleri tam anlamıyla gerçekleşmez. Beden hareket için tasarlanmış bir yapıdır. Hareketsizlik onu dinlendirmez, paslandırır. Üstelik bu egzersiz açık alanda gerçekleştirilirse beden üzerindeki etkisi daha yüksek olacaktır.
Eskişehir’de açık alanda yürüyüş, egzersiz, yoga yapılabilecek alanlar:
Kanlıkavak Parkı,
Aktif Yaşam Parkı,
Sümer Yürüyüş Yolu,
Musaözü Doğa Parkı