Peki... THY'den Eskişehir'e uçuş isteyen bu yapının içerisinde, Eskişehir'e yapılması planlanan Hava Kampüs projesine karşı çıkan isimler yok muydu? Varsa, bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?
Eskişehir Kalkınma Platformu...
Nasıl şatafatlı, büyük ve güçlü bir isim değil mi?
Bir de platformda yer alan isimlere, birlikte verilen fotoğraflara bakınca insanın Eskişehir'in tek başına G-20 zirvesine katılacağını düşünesi geliyor.
Nasıl düşünmesin?
Milletvekilleri, iktidar partisinin il başkanı, koca koca odaların başkanları, rektörler, belediye başkanları, tanınmış iş insanları...
Hepsi bir arada.
Eskişehir için buluşmuşlar.
Yetmemiş...
Platform toplantısına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz davet edilmiş.
Eskişehir'den Türkiye'ye, hatta dünyaya mesajlar veriliyor.
Peki aylardır var olan bu platform, konsey ya da adına ne derseniz deyin; somut olarak Eskişehir'e ne kazandırdı?
Altını çizerek söyleyeyim:
Hiç.
Koca bir hiç!
Hatta daha ileri gideyim...
Yapmak yerine yapılacakların önünü tıkayan, icraat yerine engel üreten bazı hamleleri bile var.
Onları birazdan konuşacağız.
Önce düne dönelim.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın konuşmasında dikkatimi çeken birkaç noktaya...
“Eskişehir Türkiye'nin en gelişmiş 7. şehri...”
Yılmaz'ın söylediği doğru.
Bakanlık verilerine göre Eskişehir; eğitim, sağlık, nitelikli iş gücü ve benzeri birçok kriterde Türkiye'nin en gelişmiş 7. ili.
Yani 74 ili geride bırakmışız.
Gurur verici mi?
Elbette.
Ama asıl soru şu:
Biz bunu hissediyor muyuz?
Hayır.
Üç üniversitemiz var.
Bölüne bölüne çoğaldık.
Peki akademik üretimimiz üçe katlandı mı?
Hayır.
Öğrenci sayımız aynı oranda arttı mı?
Hayır.
Mezun olan gençlerimize yeterli iş alanı yaratabildik mi?
Yine hayır.
Ama...
7. sıradayız.
Kağıt üzerinde 7. sıradayız.
Peki vatandaşın cebinde?
Pazarda, kirada, iş ararken, fabrika kapısında, mezuniyet sonrası hayat kurmaya çalışırken bu 7. sıranın karşılığı nerede
Nitelikli iş gücü var, peki ya ara eleman?
Eskişehir için yıllardır aynı cümleleri duyuyoruz:
“Nitelikli iş gücü yüksek şehir.”
“Türkiye'nin önemli sanayi merkezlerinden biri.”
“Ülkenin en büyük OSB'lerinden birine sahip.”
Bunlar kulağa hoş geliyor.
Peki gerçek hayatta karşılığı ne?
Bugün Eskişehir'de fabrikalar aylardır işçi arıyor.
Ara eleman bulunamıyor.
Öte yandan sanayi şehrinde kiralar almış başını gitmiş.
İnsanlar çalışmak için Eskişehir'e geliyor ama Eskişehir'de yaşamanın maliyeti nedeniyle çevre illerde yaşamayı tercih ediyor.
Eee o zaman Nitelikli iş gücünün tek başına ne anlamı var?
İş gücü var.
İş var.
Ama çalışan şehirde yaşayamıyorsa, ne anlamı kaldı sıralamanın.
“Eskişehir'de Türkiye’nin en büyük OSB'si var.”
Tamam.
Peki, Eskişehir'in ülke sanayisindeki üretim ve marka gücünü 7. sıraya koyabilir miyiz?
İmkânsız.
Hatta bunu söylerken üzülüyorum ama şu gerçeği de konuşmak zorundayız:
OSB'deki üretimin önemli bir bölümü, tek bir büyük sanayi kuruluşunun etrafında şekilleniyor.
Bu yapı elbette küçümsenecek bir başarı değil.
Ama sürdürülebilir ve çeşitlenmiş bir sanayi ekosistemi açısından risk taşıyor.
O fabrika üretimi durdursa sanayimiz 2 güne çöker…
Biz gerçekten bir sanayi şehri miyiz, yoksa sanayi tesisleri bulunan bir şehir miyiz?
Aradaki farkı görmek zorundayız.
Bir de şu meşhur söz var:
“Eskişehir ulaşımın eşiği.”
Bu söylem beni benden alıyor.
Türkiye'nin ortasında, demiryolunun kalbinde, YHT'nin çıkış noktalarından biri olan Eskişehir...
Ama yıllardır çevre yoluna hasret. Ölüm yollarına dönen ilçe yolları yıllardır bitirilemeyen ulaşım eşiği …
Komşu ilin sınırını geçince yolun değiştiğini görüp morali bozan ulaşım eşiğiyiz.
Peki ya YHT'nin çıkış noktası olarak başlayan hikâyede şimdi nereye gidiyoruz?
Bir taraftan Bursa, İzmir ve Antalya bağlantıları konuşuluyor.
Diğer taraftan Eskişehir'in bazı YHT hatlarında dışarıda bırakılma ihtimali tartışılıyor.
Üstelik mevcut seferlerde bilet bulmak bile zaman zaman ciddi bir mesele haline gelmiş durumda.
YHT'nin merkezi olduğunu söyleyip YHT ağının dışında kalma riskiyle karşı karşıya kalmak ciddi bir çelişki değil mi?
Gelelim benim asıl itiraz ettiğim noktaya...
Havacılık.
Havacılık şehri Eskişehir.
Pilotajın, havacılık sanayisinin, teknik altyapının, yetişmiş insan gücünün olduğu bir şehir.
Ve biz hâlâ Eskişehir'e düzenli ve güçlü hava ulaşımı kazandırmak için mücadele ediyoruz.
Burada artık yapmak ile engel olmak arasındaki o ince çizgiyi konuşmanın zamanı geldi.
Malum...
Kalkınma Platformu sürekli toplanıyor.
Amaç belli:
Eskişehir'e yatırım kazandırmak.
Ortak lobi oluşturmak.
Olmazları oldurmak.
Teoride harika.
Pratikte ise bazı şeylerin izahı yok.
Mizahı ise kapkara.
Geçtiğimiz dönemde platform, Türk Hava Yolları yönetimiyle görüşmeye gitmedi mi?
Eskişehir'e uçak seferleri, pilotaj eğitimi ve havacılık konusunda destek istemedi mi?
Heyette siyasiler, iş insanları, oda başkanları yok muydu?
Vardı.
Peki...
THY'den Eskişehir'e uçuş isteyen bu yapının içerisinde, Eskişehir'e yapılması planlanan Hava Kampüs projesine karşı çıkan isimler yok muydu?
Varsa, bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?
THY'den sefer isterken aynı anda havacılık altyapısını güçlendirecek bir projeye karşı çıkmak nasıl açıklanabilir?
Başka şehirler yatırımcı arıyor.
Yatırımcının önünü açıyor.
“Şehrimize yatırım yapın” diye kapı kapı geziyor.
Biz ise bazen yatırımın kendisinden önce yatırımın kimin hanesine yazılacağını tartışıyoruz.
Eskişehir'in 40 yıllık termal turizm hikâyesinde yaşanan sorun neyse...
Havacılıkta yaşanan da ona benziyor.
Ve korkarım ki bugün birçok yatırım başlığında yaşanan temel problem de aynı.
Birileri bir şey yapmasın da ben geri planda kalmayayım.
Böyle bir anlayış varsa, bunun adı kalkınma değildir.
Bu, şehrin geleceğini kişisel hesaplara rehin bırakmaktır.
O yüzden artık “Eskişehir'e güçlü bir ağabey lazım.”
“Eskişehir'e güçlü bir abla lazım.”
“Şehir ortak akılla yönetilmeli.”
“Ortak lobi oluşturmalıyız.”
gibi güzel cümleleri tekrarlayıp durmayalım.
Çünkü hepsinden önce başka bir şeye ihtiyacımız var:
Şehre şuur lazım.
Vicdan lazım.
Adalet lazım.
Şehrin çıkarını kendi çıkarının önüne koyacak bir anlayış lazım.
“Başkası yaparsa ben eksik kalırım” düşüncesini yıkmak lazım.
Bu kafayla işimiz çok zor.
Ama zihniyeti değiştirirsek...
Eskişehir'in yapamayacağı çok az şey var.