Muhalefet iç hesaplaşmalarla enerjisini tüketirken, AK Parti bu dağınıklıktan ivme üretemiyor. Emek’teki irtibat bürosu sokağa dönüş sinyali olsa da iktidar henüz yeni bir hikaye yazabilmiş değil
Sosyal demokrat siyaset birbirlerine silah doğrulturken, asıl rakip neredeyse görünmez hale geldi. Kazım Kurt’un ekip ruhunu parçalaması, Ayşe Ünlüce’nin neden hala istifa etmediği, yüzüne tükürüleceklerle baba ocağına ihanet arasında gidip gelen bir siyasetsizlik…
Bir yanda AK Parti'yi yenmenin tek yolunun birleşmek olduğunu söyleyenler diğer yanda ayrışmak için bin bir neden sıralıyor. Sonuçta iki tarafın da enerjisi giderek birbirine yöneliyor. Siyasetin merkezine iktidarı değil, birbirini yerleştiren bir rekabet söz konusu.
İktidar arayışı en güçlü muhalif kim olacak duvarına toslamış vaziyette.
Öte yandan AK Parti'ye baktığınızda, bambaşka bir tabloyla karşılaşıyorsunuz.
Büyük söylemler yok. İddialı çıkışlar da yok. Daha çok sosyal medya videolarıyla, gündelik sempatikliklerle üzeri örtülmeye çalışılan belirgin bir siyasal durağanlık var.
Buna rağmen, Emek Mahallesi'nde açılan irtibat ofisi küçümsenecek bir gelişme değil.
Eskişehir’in en kalabalık nüfuslu Emek Mahallesi, yıllarca AK Parti'nin en güçlü seçim havuzlarından biri olarak görüldü. Ancak son seçimlerde CHP'nin burada dikkat çekici bir yükseliş yakalaması, mahallenin artık "garanti bölge" olmadığını gösterdi.
AK Parti'nin yeniden Emek'e dönmesi, aynı zamanda siyasi emeğin yeniden hatırlanması anlamı taşıyabilir. Ayrıca irtibat bürosu AK Parti’nin seçmenle arasındaki mesafeyi yeniden ölçme çabası olarak okunmalı. İrtibat ofisi, bu anlamda bir bina olmaktan çok bir siyasal bir meşgale…
Parti, uzun süredir kendisine ait olduğunu düşündüğü bir toplumsal zeminle yeniden temas kurmayı akıl ediyor. Seçmeni uzaktan izlemek yerine tekrar mahallenin içine girmeyi tercih ediyor. Sosyal medyadaki şirinliklerin ya da asıp kesmelerin yerini, makul bir iletişim modeline bırakması gerektiğini hatırlıyor.
Asıl dikkat çekici olan ise muhalefetin kendi içinde böylesine sert bir çözülme yaşadığı ve siyasal enerjisini büyük ölçüde iç hesaplaşmalara harcadığı bir dönemde, AK Parti'nin bundan güçlü bir siyasal ivme üretememiş olmasıdır. Eskişehirliler de dahil olmak üzere milletvekilleri hala Eskişehir’i ve halkını tanımaktan çok uzak.
Normal koşullarda böylesi krizler iktidar partileri için önemli fırsatlar doğurur. Ancak bugün ortaya çıkan tablo bunu doğrulamıyor. AK Parti, karşısındaki dağınıklığa rağmen yeni bir siyasal hikaye kuramıyor. Muhalefetin yaşadığı parçalanma kendisine otomatik bir toplumsal destek olarak dönmüyor.
Fakat yeni bir hikaye yazmak için dahi olsa Emek’e açılan irtibat bürosu yabana atılmamalı. Elbette oraya bir bina kurmayı akıl eden irade, orayı bir binanın ötesine taşımayı başarabilirse.