Bir bürokrat, neden Sanayi Odası seçimleri çift adaylı olsun diye uğraşsın? Bundan nasıl bir menfaat sağlasın? Kesikbaş'ın kaybetmesi için neden mesai harcasın?

Geçmiş yıllarda şehir, Sanayi Odası ve Organize Sanayi Bölgesi hakkında çok fazla konuşmazdı.

Hatta pek çok kişi Nadir Küpeli ve Celalettin Kesikbaş göreve gelene kadar ESO ile Eskişehir OSB'yi aynı makam zannediyordu.

Malumunuz Savaş Özaydemir yıllarca hem bölgeye hem de ESO'ya başkanlık yaptı. Yani iki koltuk aynı isim tarafından yönetildi. İki ayrı koltuk tek güç olarak hareket etmişti.

Artık böyle değil.

Sanayiye bakınca birbiriyle zaman zaman rekabet eden, bütçe, temsil ve idare olarak ayrı ayrı kurumlar görüyoruz.

EOSB devasa bir bütçeye sahip, sorumluluk alanı fazlaca...

ESO ise bütçesiz ama karargah gibi stratejik bir yönetme, etki, temsil gücünde...

Her iki koltukta değerli…

Her iki koltukta önemli…

Herkes bir seçim sürecine girmişken bu iki koltuğu da almak ister.

Ancak iki dönemdir denklem öyle ilerlemiyor.

Tüm oda başkanları arasında ilk seçimin aksine bir sulh ortamı var.

Resmi olmayan, yazısız, belki konuşulmaya bile ihtiyaç duyulmayan bir akit.

Kesikbaş ve ekibi, EOSB'de Küpeli'ye karşı aday çıkartmıyor.

Küpeli ve ekibi, ESO'da Kesikbaş'a karşı aday çıkartmıyor.

ETO konusunda da benzeri bir süreç olduğuna ve Metin Güler'in de bu denkleme dahil olduğunu söylemek ise bence mümkün.

Belki bunu aşağı yukarı çoğu kişi biliyor.

Neden tekrar ettim?

Hemen söyleyeyim.

Son günlerde bu denklemi bozacak fazlaca söylentiye tanık oluyoruz.

Aradaki akitin bozulduğu ESO'da tek başına seçime girmesi beklenen Kesikbaş'ın karşısına bir aday çıkacağı, hatta Küpeli ve ekibinin içinden bir aday çıkartmak için kulisler yapıldığını işitiyoruz.

Lakin ilginç bir detay var.

Bu kulis sürecinin başında bir sanayici yok.

Aslında Küpeli ve ekibinden de ESO'ya hevesli veya aday çıkma eğilimi yok.

Ancak oradan aday çıkması için bir belediye bürokratının yoğun mesai yaptığı söyleniyor.

Bir kaç kişi ile görüştüm. İsim alamadım. Israrla isim vermek ve hedef göstermek istemiyorlar. Ama o bürokratın bazı güçlü gruplara, sanayicilere ESO'ya aday çıkması için bizzat çalıştığı hatta olası bir çift adaylı seçim süreci olursa destek istediğini biliyorum.

Bu pek hayra alamet değil...

İnsan merak etmeden duramıyor.

Bir bürokrat, neden Sanayi Odası seçimleri çift adaylı olsun diye uğraşsın?

Bundan nasıl bir menfaat sağlasın?

Kesikbaş'ın kaybetmesi için neden mesai harcasın?

Bu durum ileride yapılacak siyasi seçimlerle ilgili bir ön alma, bariyer sebebi mi?

Yani aslında başka bir sürecin ilk adımı mı?

Gerçekten düşündürücü ve sonu gelmez bir denklem içine sürüklüyor insanı.

Keşke tüm oda seçimleri çok adaylı olsa, rekabet olsa, iddia olsa; Bunu çok isterim.

Ancak ortada fol yok, yumurta yok. Hatta aday bile yokken bu tür çabaların olması bana garip geldi.

Daha önce bir kaç kez belirtmiştim.

Yine altını çizeyim.

Eskişehir eskisi gibi değil.

Tamam küçük, tamam herkes herkesi tanıyor.

Tamam birbirini alt etmek ve aşağı çekmek konusunda bir taşra genetiği var.

Ama bu şehir artık 5'ten büyük…

Bu şehir artık masalarda dizayn edilecek, 5 kişi bir araya gelip oyun kurulabilecek bir şehir değil.

Ezber bozuldu. Aktörler çoğaldı ve güç yayıldı.

Bana kalırsa eski alışkanlıkları bırakmak ve yeni sürece adapte olmakta fayda var.

Hele hele bürokratlar için...