Çünkü bugün Eskişehir'e tarifeli uçuş kararı çıkacaksa, bunun adresi THY binasının bir toplantı salonundan çok daha yukarıdadır.
Maşallah...
Eskişehir'in kurmayları yine toplandı. Yine bir heyet oluşturuldu. Yine Ankara'nın kapıları çalındı.
Bu kez heyetin içinde Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz vardı. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler ve şehrin farklı kurumlarından temsilcilerle birlikte Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker ziyaret edildi.
Basına servis edilen açıklamaya göre görüşmede Eskişehir'e tarifeli uçuşların yeniden başlaması, pilotaj eğitimi ve havacılık yatırımları gibi başlıklar gündeme geldi.
İlk bakışta güzel bir tablo...
Şehrin farklı kesimleri ortak bir talep için bir araya geliyor.
Aslında yıllardır özlemini çektiğimiz şey de buydu. Eskişehir meselelerinde ortak akıl oluşsun, şehir tek ses olsun, Ankara'nın karşısına birlikte çıkılsın istedik.
Ancak hayat gerçekten pahalı bir tecrübeymiş.
Çünkü artık bu ziyaretlerin, bu taleplerin ve bu fotoğrafların eski heyecanı kalmadı.
Daha önce de gördük.
Hem de defalarca...
Kimi zaman Şehir Konseyi adı altında, kimi zaman milletvekilleriyle, kimi zaman belediye başkanlarıyla, kimi zaman oda başkanlarıyla benzer ziyaretler yapıldı.
Her seferinde umutlandık.
Her seferinde "Belki bu kez olur" dedik.
Ama sonuç değişmedi.
Bugün geldiğimiz noktada bırakın yeni yatırımlar istemeyi, eldeki kazanımları koruyabilsek ona bile razı olduğumuz günlerden geçiyoruz.
Mesela havacılık meselesi...
Eskişehir, Türkiye'nin havacılık hafızasında çok özel bir yere sahip. Devlet Hava Yolları'nın ilk dönemlerinden bu yana havacılıkla iç içe olmuş bir şehirden söz ediyoruz.
Yıllar sonra pist büyütüldü, havalimanı geliştirildi ve nihayet Türk Hava Yolları İstanbul ve İzmir'e tarifeli seferler başlattı.
Peki sonra ne oldu?
Eskişehir uçuşları "zarar ediyor" gerekçesiyle kaldırıldı.
İşin ilginç tarafı, aynı yıllarda Türkiye'nin birçok noktasında zarar eden hatlar işletilmeye devam ediyordu.
Eskişehir için ise birkaç deneme yeterli görüldü.
Tam da o dönemde, hemen yanı başımıza yolcu garantili Zafer Havalimanı'nın yapılmış olması ise herhalde sadece bir tesadüftü...
Daha sonra ilginç bir tablo ortaya çıktı.
Tarifeli sefer olmamasına rağmen Eskişehir Havalimanı özel uçuşlarla ciddi yolcu çekmeye başladı. Özellikle Belçika ve Almanya bağlantılı uçuşlar ile hac organizasyonlarında oluşan yolcu sayıları zaman zaman Zafer Havalimanı'nın rakamlarını geride bıraktı.
Sonrasında yaşananları da unutmadık.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün özel seferlerin Zafer'e yönlendirilmesi konusunda attığı adımları da gördük.
Çünkü Eskişehir'e gelen her yolcu, Zafer Havalimanı'nın rakamları açısından bir problem olarak görülüyordu.
Bugün bu gerçeklerin tamamını biliyoruz.
Zafer Havalimanı yerinde duruyor.
Yolcu garantileri yerinde duruyor.
Hazine ödemeleri yerinde duruyor.
Şimdi soruyorum:
Bu şartlar altında Eskişehir'e neden tarifeli sefer konsun?
Daha önemlisi...
İktidar temsilcileri bu gerçeği bilmiyor mu?
AK Parti Eskişehir milletvekilleri bilmiyor mu?
Ulaştırma Bakanlığı bilmiyor mu?
Ankara bilmiyor mu?
Elbette biliyor.
O halde şehrin tüm bileşenlerinin THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker'in kapısını çalması gerçekten sonucu değiştirebilir mi?
Kağıt üzerinde son imzayı THY yönetimi atıyor olabilir.
Ama Türkiye'de böyle bir kararın siyasi iradenin bilgisi ve onayı olmadan alınabileceğine gerçekten inanıyor muyuz?
Üstelik aynı talepler daha önce Ulaştırma Bakanlarına iletilmedi mi?
Milletvekilleri tarafından gündeme getirilmedi mi?
Oda başkanları tarafından aktarılmadı mı?
Defalarca anlatılmadı mı?
Ankara'nın yapmak istemediği bir şeyi, THY yönetiminin kendi başına yapabilme ihtimali ne kadar gerçekçi?
Maalesef cevabı da biliyoruz.
"Eskişehir fizibl değil."
"Eskişehir'de zarar ediyoruz."
Denilen tam olarak bu.
Oysa Eskişehir-Kıbrıs, Eskişehir-Antalya, Eskişehir-Trabzon veya Eskişehir-Gaziantep gibi hatlarda ciddi bir deneme dahi yapılmadan bu sonuca varılıyor.
Ardından da deniliyor ki:
"Odalar ve STK'lar bilet garantisi versin."
İyi de...
Eğer her uçak için doluluk garantisini şehir verecekse, o zaman Türk Hava Yolları'nın tarifeli sefer işletmesinin mantığı nedir?
O halde Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası ve diğer kurumlar birleşsin, kendi havayolu şirketlerini kursun.
Hiç olmazsa Eskişehirliler daha uygun fiyata uçsun.
Bugün YHT zarar ediyor diye seferler kaldırılıyor mu?
Öğrenci sayısı düştü diye üniversiteler kapatılıyor mu?
Bir yıl rekolte az çıktı diye silolar devreden çıkarılıyor mu?
Ulaşım bir kamu hizmeti değil mi?
Varsın küçük bir maliyet olsun.
Eskişehir'e çok mu?
İşte tam da bu yüzden artık fotoğraflardan çok sonuç görmek istiyoruz.
Çünkü bir sistemi ikna edecek şey, topluca gidilip verilen pozlar değil.
Karar verecek makamın gerçekten karar vermesidir.
Bana sorarsanız, eğer AK Parti'nin Eskişehir'deki temsilcileri bu konuda bir sonuç almak istiyorsa; oda başkanlarını, bürokratları ve heyetleri yanına alıp yeni ziyaretler yapmak yerine doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ikna etmelidir.
Çünkü bugün Eskişehir'e tarifeli uçuş kararı çıkacaksa, bunun adresi THY binasının bir toplantı salonundan çok daha yukarıdadır.
Ve inanın...
Bu kadar net konuştuğum için yarın tarifeli uçuş müjdesi gelir ve ben yanılmış çıkarım diye de hiç üzülmem.
Hatta büyük bir memnuniyetle çıkar, "Yanılmışım, özür diliyorum" derim.
Çünkü mesele haklı çıkmak değil.
Mesele, Eskişehir'in yıllardır hak ettiği hizmete kavuşmasıdır.