Eskişehir’in artık siyasi polemiklere değil, takvime bağlanmış işlere ihtiyacı var. Zira şehrin potansiyelini dile getirmekten gerçekten yorulduk.
Eskişehir’de son yıllarda çok şey değişti. Ama değişmeyen bazı sorunlarımız var.
Üstelik artık bunlar yalnızca şehir gündeminin başlıkları değil; Eskişehir’in büyümesini, ekonomisini ve geleceğini doğrudan etkileyen meseleler.
Çevre yolu hâlâ tartışılıyor.
Kentsel dönüşüm yeterince hızlı ilerlemiyor.
Yeni yatırımlar konusunda istenilen sıçrama yaşanmıyor.
Sanayici ulaşım ve lojistik maliyetleriyle boğuşuyor.
Gençler eğitim için geliyor, iş için başka şehirlere gidiyor.
Turizmde potansiyelimizin çok altında kalıyoruz.
Ve bütün bunların üzerine hâlâ siyasi polemiklerle zaman tüketiyoruz.
***
Eskişehir’in en önemli ulaşım problemlerinden biri çevre yolu.
Şehir içi trafiğinin yükünü azaltacak, ağır vasıtaların kent merkezinden uzaklaştırılmasına katkı sağlayacak bir ulaşım altyapısının eksikliği yıllardır hissediliyor.
Yıllardır gerek var mı? Cevabıyla karşılaştık.
Bir kaç sene de yapılacak ama cevabıyla meşgul olacağız belli ki…
Lakin Ne zaman yapılacak? Bu soruyu hala soramıyoruz…
***
Merkezi hükümetin Eskişehir’e yönelik yatırımları yalnızca birkaç proje üzerinden değerlendirilmemeli.
Bu şehir Türkiye ekonomisine katkı veren bir sanayi ve üniversite merkezi.
Havacılık ve savunma sanayisinde ciddi bir birikim var.
Raylı sistemler alanında önemli firmalar bulunuyor.
Üniversitelerimiz yetişmiş insan gücü üretiyor.
Fakat bu kapasiteyi sıçramaya dönüştürecek yeni yatırımlara ihtiyacımız var.
Eskişehir’in artık yalnızca mevcut potansiyelini korumaya değil, yeni bir ekonomik ölçeğe ulaşmaya ihtiyacı var.
Bu noktada Eskişehir milletvekillerine de ciddi görev düşüyor.
Ankara’da şehri temsil etmek, yalnızca açıklama yapmak değil; yatırımın, projenin ve kaynağın takipçisi olmak demektir.
Malumunuz Eskişehir bir üniversite şehri.
Fakat mezun olan gençlerin önemli bir bölümünü şehirde tutacak ekonomik yapı yeterince güçlü değil.
Bu durum uzun vadede çok ciddi bir risk.
O nedenle Eskişehir’in yeni yatırım politikasının merkezinde genç istihdamı olmalı.
Savunma sanayisi, havacılık, yazılım, raylı sistemler, teknoloji ve yüksek katma değerli üretim…
Buralarda Eskişehir’in daha büyük bir oyuncu olması mümkün.
Ama bunun için Ankara’nın da, yerel yönetimlerin de, sanayicinin de aynı hedefe yürümesi gerekiyor.
***
Eskişehir turizmde de önemli bir marka.
Ama hâlâ kapasitemizin altında çalışıyoruz.
Çünkü turizmi yalnızca Odunpazarı ve Porsuk çevresine sıkıştırmak büyük bir hata.
Termal turizm var.
Frigya var.
İnanç turizmi var.
Seyyid Battal Gazi’den Yunus Emre’ye, Sivrihisar’dan Seyitgazi’ye kadar şehrin çok güçlü bir kültürel ve manevi mirası bulunuyor.
Bunların birbirinden kopuk değil, tek bir turizm rotasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
İnanç turizmini doğru planlarsak Eskişehir’e sadece günübirlik ziyaretçi değil, konaklayan turist de çekebiliriz.
Böylece otel, oda sayımız, restoranlar, esnaf sayısı ve kazancı artış gösterir.
Özetle istihdam artar ve şehir ekonomisine katkı yapar.
Kızılinler başta olmak üzere termal turizm konusunda Eskişehir’in önünde ciddi bir fırsat var. diye boşa demiyoruz. ERİAD projesini tek başına bir proje olarak düşünmüyoruz 5 sene sonra olaşabilecek yapı için mücadele ediyoruz. Çünkü başka şehirler termal turizmi ekonomik modele dönüştürürken bizim yalnızca “potansiyelimiz var” dememiz yetmez.
***
Başka sorunlarımız da var elbet!
Deprem riski.
Tarım arazilerinin korunması.
Su kaynakları.
Kuraklık.
Bunlar gündem yoğun olduğunda unutuluyor.
Hatta bunla ilgili yazılan, konuşulan şeylere pek ilgi olmuyor.
Oysa geleceğin Eskişehir’ini doğrudan belirleyecek meseleler bunlar.
Bugün önlem almazsak yarın çok daha ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliriz.
***
Peki, ne yapmamız lazım?
Belediyeler kendi sorumluluklarını yerine getirecek.
Ama her sorunun adresi belediye değil.
Çevre yolu merkezi hükümetin öncelikli gündeminde olmalı.
Büyük ulaşım ve altyapı yatırımları hızlandırılmalı.
Eskişehir’in sanayi yatırımlarından daha fazla pay alması sağlanmalı.
Milletvekilleri bu projelerin Ankara’daki takipçisi olmalı.
Yerel yönetimler ise kentin kendi yetki alanındaki sorunlarını çözmek için daha hızlı hareket etmeli.
İş dünyası yatırım konusunda cesaretlendirilmeli.
Üniversiteler şehirle daha güçlü bağ kurmalı.
Sivil toplum da bu sürecin dışında kalmamalı.
Artık kimsenin diğerini işaret ederek sorumluluktan kaçma lüksü yok.
Çünkü vatandaşın umurunda olan şey çok net:
Yol yapılmış mı?
Yatırım gelmiş mi?
İş oluşmuş mu?
Genç kalmış mı?
Şehir büyümüş mü?
Eskişehir’in artık siyasi polemiklere değil, takvime bağlanmış işlere ihtiyacı var.
Çevre yolu ne zaman?
Yeni yatırım ne zaman?
Kentsel dönüşüm ne zaman?
Termal tesisler ne zaman?
Turizm rotaları ne zaman?
Genç istihdamı için hangi adım ne zaman?
Sorulacak çok soru var ama sıra cevaplarda.
Çünkü Eskişehir’in potansiyelini anlatmaktan yorulduk.
Artık potansiyeli gerçeğe dönüştürmek zorundayız.