Ancak ESO seçiminde Celalettin Kesikbaş’ın karşısına başka bir aday, hatta adaylar çıkabileceğine ilişkin kulisler var. Üstelik konuşulan isimler öyle yabancı isimler değil.
Eskişehir’de gözler oda seçimlerine çevrildi dersem yalan olur.
Çünkü henüz kimsenin gözü seçimlerde değil.
Ekim ayında yapılması beklenen oda seçimleri, seçim sürecinin doğrudan içerisinde olan dar bir çevrenin dışında Eskişehir’in gündeminde neredeyse hiç yer bulmuyor. Sokakta konuşulmuyor, kahve masalarında tartışılmıyor, hatta şehir gündemini takip edenlerin önemli bir bölümü için henüz seçim takvimde sıradan bir başlıktan ibaret.
Ama bu, içeride hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor.
Tam tersine…
Seçimle doğrudan ilgilenenlerin bulunduğu dar çemberin içerisinde ciddi bir hareketlilik var.
Geçtiğimiz günlerde bu köşede yazmıştım.
Bir sürpriz yaşanmadığı takdirde Eskişehir Ticaret Odası’nda Metin Güler, Eskişehir Sanayi Odası’nda ise Celalettin Kesikbaş’ın tek adaylı bir seçim süreciyle yeniden güvenoyu alarak yollarına devam edeceğini söylemiştim.
ETO tarafında tablo şimdilik büyük ölçüde aynı.
Fakat ESO cephesinden son günlerde kulağımıza farklı sesler geliyor.
Şu an için ihtimali oldukça düşük görüyorum.
Ancak ESO seçiminde Celalettin Kesikbaş’ın karşısına başka bir aday, hatta adaylar çıkabileceğine ilişkin kulisler var.
Üstelik konuşulan isimler öyle yabancı isimler değil.
Son günlerde birkaç farklı kişiden aynı yönde duyum aldım.
İsmail Kunduracı…
Burak Özaydemir…
Kulislerde bu iki ismin aday olabileceği değil belki ama aday olmaları yönünde bazı çevrelerin ciddi şekilde nabız yokladığı konuşuluyor.
Altını özellikle çizmek gerekiyor:
Bu isimlerin kendilerinin adaylık istediğini söylemiyorum.
Hatta belki ikisi de böyle bir yarışın içerisinde olmak istemiyor.
Fakat onları aday görmek isteyen, bunun için zemin yoklayan birilerinin olduğu izlenimi bende oluşmuş durumda.
İsmail Kunduracı, Eskişehir sanayisinin ve Organize Sanayi Bölgesi’nin yabancısı değil.
Savaş Özaydemir döneminden Nadir Küpeli dönemine uzanan süreçte görev almış, sanayi camiasının içerisinde tecrübe kazanmış, ESO ve OSB kulislerini bilen bir isim.
Burak Özaydemir ise sadece Savaş Özaydemir’in oğlu olduğu için konuşulabilecek bir isim değil.
Genç, aktif ve sanayi dünyasının içerisinde yer alan bir isim.
Dolayısıyla olası bir adaylıkta meselenin yalnızca “kim kimin oğlu” ya da “kim kimin ekibinden” üzerinden okunması doğru olmaz.
Ancak siyaset ve oda seçimlerinin Türkiye’deki gerçekliği de ortada.
Sanırım bir kişinin adaylığı kadar, o kişinin kimler tarafından aday gösterilmek istendiği de önemlidir.
İşte burada tablo biraz ilginçleşiyor…
Dışarıdan bakıldığında Celalettin Kesikbaş ile Nadir Küpeli arasında, karşılıklı olarak aday çıkarmama konusunda bir anlayış olduğu izlenimi var.
Bu nedenle Küpeli kanadıyla ilişkili olduğu bilinen isimlerin olası adaylıklarının konuşulması ister istemez insanın aklına soru işaretleri getiriyor.
Ben de bu nedenle biraz manidar buluyorum.
Ama manidar bulmak başka, “kesinlikle böyle bir plan var” demek başka.
Henüz elimizde bunu kesin olarak söyletecek bir veri yok.
O yüzden bugün itibarıyla benim kanaatim net:
ESO’da yarış ihtimali var ama hâlâ çok düşük.
Fakat “olmaz” demek için de erken.
Eğer gerçekten bir yarış olacaksa, ESO’dan hazirun listesini talep eden, seçime hazırlanan, delegelerle temas kuran birilerinin mutlaka olması gerekir.
Zira dar bir süreçte liste çalışması yapılacak, destek aranacak, gruplar oluşturulacak ve insanların ikna edilmesi gerekecek.
Dolayısıyla eğer ESO’da gerçekten bir yarış hazırlığı varsa, bunun önümüzdeki 15-20 gün içerisinde daha görünür hale gelmesi şaşırtıcı olmaz.
Şimdilik fısıltı halinde dolaşan isimler, o zaman yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir.
Burada başka bir detay daha var…
ESO seçimi bir yarışa dönüşürse, bu sadece sanayicilerin kendi içerisinde yapacağı bir seçim olarak kalmaz.
Zira Eskişehir’de oda seçimleri hiçbir zaman kendi alanında kalmıyor.
İşin ekonomik tarafı vardır.
Sanayi tarafı vardır.
Bürokratik tarafı vardır.
Ama en önemlisi işin siyasi tarafı var.
Böyle bir süreç farklı partilerin aktörleri kadar aynı partide olanların kendi içindeki çatlakları da ortaya çıkaracak kadar önemli bir turnusol olabilir.
Kim kimin yanında?
Kim kime destek veriyor?
Kim kimin karşısında duruyor?
Hangi isim hangi çevreden güç alıyor?
Şayet bir yarış olursa bütün bunlar açığa çıkacak.
Haliyle bugün doğrudan ilgilisi dışında hiç kimsenin ilgilenmediği ESO seçimi, birkaç hafta sonra Eskişehir gündeminin en önemli başlıklarından biri haline gelecek.
Şimdilik bekleyip görelim
Tekrar söyleyeyim.
Ben şu anda Celalettin Kesikbaş’ın karşısına güçlü ve net bir aday çıkacağı ihtimalini yüksek görmüyorum.
Ama düşük ihtimal, imkânsız ihtimal değildir.
Hele ki konuşulan isimler İsmail Kunduracı ve Barış Özaydemir gibi sanayi camiasında karşılığı olan isimlerse, bu kulisleri tamamen görmezden gelmek de doğru olmaz.
Azıcık daha bekleyelim bakalım…