Kesikbaş’ın başkanlığındaki mevcut yönetimin önümüzdeki seçimlere tek aday olarak girmesi, elbette “kimse aday olmak istemedi” şeklinde okunabilecek kadar basit bir mesele değil.

ESO’da seçime 30, 40 günlük bir zaman kaldı..

Ancak zaman zaman bazı söylentiler ve dar alan sohbetleri olsa dahi sanayi atmosferinde bir seçim hareketi yok.

Zira Eskişehir sanayisi, ekonomik koşulların her geçen gün biraz daha zorlaştığı bir dönemde sanırım daha önemli bir sınavdan geçiyor.

Maliyetlerin arttığı, finansmana erişimin zorlaştığı, ihracat pazarlarında rekabetin sertleştiği, sanayicinin önünü görmekte zorlandığı bir süreçten söz ediyoruz.

Tam da böyle bir dönemde Eskişehir Sanayi Odası’nda seçim sürecine girilirken ortaya çıkan tablo, yalnızca bir seçim sonucu olarak okunmamalı.

Çünkü görünen o ki bu kez sandığın önüne başka bir tercih geçmiş durumda:

Seçim yaparak ayrışmak yerine bir ve bütün hareket etmek!

***

Celalettin Kesikbaş’ın başkanlığındaki mevcut yönetimin önümüzdeki seçimlere tek aday olarak girmesi, elbette “kimse aday olmak istemedi” şeklinde okunabilecek kadar basit bir mesele değil.

Aksine, bu süreçte farklı isimlerin ve farklı görüşlerin ortaya çıkma ihtimali vardı.

Ancak bugün gelinen noktada hem meclis içerisinde hem meslek komitelerinde hem de sanayiciler arasında oluşan genel hava, yeni bir seçim yarışının yaratacağı ayrışmanın Eskişehir sanayisine çok fazla katkı sağlamayacağı yönünde.

Bunda Kesikbaş’ın özellikle meclis ve yönetim içerisinde oluşturduğu birlik ortamının da önemli bir payı olduğunu söylemek gerekiyor.

Zira, farklı düşünen insanları aynı masada tutabilmek, farklı beklentileri ortak bir hedefte buluşturabilmek ve herkesin kendisini o yapının bir parçası olarak görebileceği bir zemin oluşturmak gerçekten zor.

Kesikbaş’ın bu süreçte en büyük başarısı, Kendisine rakip çıkmamasını sağlamak değil, rakip çıkabilecek isimlerin bile “Bu dönemde ayrı bir mücadeleye gerek var mı?” diye düşünmesini sağlayan bir ortam oluşturmak.

Zira, ekonominin böylesine zorlandığı bir dönemde, sanayi odası içerisinde uzun sürecek bir seçim yarışının; beraberinde tartışmaları, gruplaşmaları ve kutuplaşmaları getirmesi ihtimal dahilindeydi.

Dolayısıyla bugün sanayi camiasında oluşan ortak kanaatin, “Kim kazanacak?” sorusundan ziyade “Bu dönem ne yapacağız?” olması son derece önemli.

***

Elbette bu durum Kesikbaş ve yönetimi açısından da bir konfor alanı yaratmamalı.

Çünkü karşısında güçlü bir rakibin olmadığı bir seçimde kazanmak çok zor bir şey değil.

Asıl zor olan, kendisine duyulan güveni seçim sonrasında somut sonuçlara dönüştürmek.

Mecliste sağlanan birlik havasını üretime, yatırıma ve Eskişehir sanayisinin rekabet gücüne yansıtmak...

Komiteler arasındaki ortak aklı daha güçlü hale getirmek...

Sanayicinin Ankara’daki ve uluslararası alandaki sesini daha fazla duyurmak...

Kesikbaş’ın tek adaylı bir seçimle elde edilen birlik görüntüsü, yarın yapılacak işlerin sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.

***

Eskişehir çoğu zaman kendi içerisinde farklı başlıklarda ayrışabilen bir şehir.

Ancak ekonomik meselelerde, özellikle de sanayinin geleceği söz konusu olduğunda ortak aklın ne kadar önemli olduğunu artık ciddi derecede görmemiz lazım.

Sanayi Odası’nda ortaya çıkan bu tablo, en azından şimdilik, bunun mümkün olduğunu gösteriyor.

Kimseyi dışlamadan...

Farklı görüşleri yok saymadan...

Kişisel rekabetleri kurumsal hedeflerin önüne koymadan...

Ve “ben” yerine “biz” diyerek ilerlemek…

Kesikbaş’ın meclis ve yönetim içerisinde oluşturduğu birlik ortamı, bu sürecin önemli nedenlerinden biri.

Ve görünen o ki sanayiciler, bu yolculuğa bu kez birbirleriyle yarışarak değil, yan yana yürüyerek çıkmak istiyor.