Yeni Parti’nin adayı kim olursa olsun, karşısına CHP kanadından Erman Gölet veya kamuoyunun yakından tanıdığı başka bir ismin çıkması ihtimali yüksek.
Yatıyoruz CHP, kalkıyoruz Yeni Parti…
Hal böyle olunca başka bir gündeme de pek yer bırakamıyoruz. Bitmeyen dedikodular, kulisler, tahminler, anlık gelişmeler derken ister istemez kafamızda bazı senaryolar oluşuyor.
Kiminin gerçekleşme ihtimali yüksek, kimi biraz uçuk, kimi ise bugün için uzak görünse de siyasette “olmaz” denilecek hiçbir şey yok.
Ben de bugün biraz bu senaryolar üzerinden gideyim istedim.
Eskişehir siyasetinde zaman zaman unutulsa da önümüzde yerel seçimden önce bir genel seçim ihtimali var. Dolayısıyla bugünün siyasi dengelerini yalnızca belediye başkanlıkları üzerinden değil,
Ankara’ya gönderilecek milletvekilleri üzerinden de okumakta fayda var.
Öncelikle matematik…
Eskişehir şu anda TBMM’ye 7 milletvekili gönderiyor. Bu sayı 2027 nüfusuna göre 6’ya düşebilir.
Ama ben şimdilik 7 milletvekili üzerinden hesap yapacağım.
Bugünkü tabloya baktığımda AK Parti ve Yeni Parti’nin ikişer milletvekili çıkarma ihtimalini oldukça güçlü görüyorum.
Hatta bazı anketlere bakarsak, seçim bugün yapılsa 3 AK Parti, 3 Yeni Parti ve 1 CHP tablosu ortaya çıkacağını söyleyenler var.
Ancak ben anketlere çok fazla aldanmıyorum.
Çünkü bu seçimde sandığa gitmeyecek seçmen sayısının son 20 yılın en yüksek seviyelerinden birine ulaşabileceğini düşünüyorum.
Daha da önemlisi, düne kadar CHP’ye yalnızca AK Parti karşıtlığı nedeniyle oy veren seçmenin tamamının Yeni Parti’ye yöneleceğini düşünmüyorum.
Tam tersine…
CHP’ye de Yeni Parti’ye de oy vermek istemeyen ciddi bir seçmen kitlesi olduğunu düşünüyorum.
Bu seçmenin bir bölümünün İYİ Parti’ye, Zafer Partisi’ne, hatta TİP’e yönelebileceğini sahadaki siyasi sohbetlerden görmek mümkün.
Bir başka önemli aktör ise MHP.
MHP Eskişehir’de son dönemde oldukça aktif. Üye sayısını artıran, sahada görünürlüğünü yükselten bir teşkilat yapısı var.
Dolayısıyla milletvekili hesabı yaparken MHP’yi bir kenara koymak mümkün değil.
MHP, Eskişehir’de iddialı bir yarış için bütün gövdesini ortaya koyacaktır.
Bu nedenle başlangıç hesabımı şimdilik değiştirmiyorum:
2 AK Parti + 2 Yeni Parti.
Kalan üç milletvekilliği ise ortada.
Ben CHP’ye bu üç sandalyeden en fazla birinin gideceğini düşünenlerdenim.
Eski CHP’nin baraj altında kalacağını düşünmüyorum. Ancak barajın çok üzerinde bir oy oranına ulaşmasının da kolay olmayacağı kanaatindeyim.
CHP’nin İYİ Parti ve MHP ile yarışacağı, Zafer Partisi’nin ise hemen arkadan geleceği bir tablo ortaya çıkabilir.
Hatta şartlar oluşursa Zafer Partisi’nin sürpriz yapma ihtimalini de yabana atmamak gerekiyor.
Yeni Parti ise CHP’nin geçmişte yaptığı hataları tekrarlamazsa, kadrolaşma sürecini liyakat üzerinden yürütür, aday listesini doğru kurar ve örgütlenmesini sağlam bir zemine oturtursa üç milletvekilliğine en yakın parti haline gelebilir.
Dolayısıyla bugün için 7 milletvekili üzerinden yaptığım son hesap şu:
3 Yeni Parti – 2 AK Parti – Diğer 2 milletvekilliği ise ortada.
Peki isimler?
CHP’nin milletvekili listesini bugün için tahmin etmek kolay değil. Daha ortada kurulmuş bir yönetim bile yok.
Yeni Parti açısından ise birkaç isim üzerinden şimdiden tahmin yürütmek mümkün.
Ben İbrahim Arslan’ın Yeni Parti listesinin ilk sırasında olacağını düşünüyorum.
Ancak süreç içerisinde Genel Merkez’in Arslan’a,
“Sen Tepebaşı veya Odunpazarı’nda belediye başkan adayı ol, Kazım Kurt’u milletvekili listesine koyalım” demesi ihtimalini de tamamen dışlamıyorum.
Bugün için düşük bir ihtimal olabilir ama siyaset, özellikle de önümüzdeki dönemin siyaseti, bütün ihtimalleri masada tutmayı gerektiriyor.
Gelelim Kazım Kurt meselesine…
Ben Kazım Kurt’un bir sonraki yerel seçimde Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olmayacağı ve Ayşe Ünlüce’nin yeniden aday olacağı senaryosunu oldukça güçlü görüyorum.
Kurt’un Odunpazarı’nda da yeniden aday olmaya sıcak bakmayacağını düşünüyorum.
Çünkü bir sonraki yerel seçimde Odunpazarı’nda bugünkünden çok daha karmaşık bir siyasi tablo oluşabilir.
Benim öngörüm şu:
Yeni Parti’nin adayı kim olursa olsun, karşısına CHP kanadından Erman Gölet veya kamuoyunun yakından tanıdığı başka bir ismin çıkması ihtimali yüksek.
Bu da doğal olarak sol oyların bölünmesine yol açabilir.
Böyle bir tabloda AK Parti, geçmişte Sakallı döneminde yaşadığı avantajın benzerini yeniden yakalayabilir.
Dolayısıyla Kazım Kurt’un Yeni Parti listesinden milletvekili adayı olması, bugünden bakıldığında hiç de yabana atılacak bir ihtimal değil.
Hatta benim açımdan iki ihtimal var:
Ya İbrahim Arslan milletvekili listesinin başında olacak ve Kazım Kurt yerel siyasette kalacak…
Ya da Genel Merkez daha farklı bir kurgu yapıp İbrahim Arslan’ı belediye başkanlığı yarışına, Kazım
Kurt’u ise Ankara yolculuğuna hazırlayacak.
Hangisinin gerçekleşeceğini zaman gösterecek.
Tabi Özel’in artık yol arkadaşlığı noktasında ehemmiyet verdiği Talat Yalaz’ın vekillik şansının yüksek olduğunu dile getirmek sanırım abes olmaz. Şayet istiyorsa listede mutlaka yer alacağına kesin gözüyle bakıyorum.
Milletvekili adayları denince Utku Çakırözer ismini özellikle ayrı değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü Çakırözer’in son yıllardaki siyasi kariyeri açısından önemli bir gelişme yaşandı.
Yeni Parti’de Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olması, bana göre Eskişehir milletvekilliğinden daha farklı bir ihtimali güçlendiriyor.
Bu yalnızca bir unvan değişikliği değil.
Yeni Parti açısından medya ile ilişkilerin son derece kritik olduğu bir dönemde Çakırözer’e verilen görev, ciddi bir sorumluluk anlamına geliyor.
Bu nedenle böyle stratejik bir görevi üstlenen bir ismin Eskişehir’den aday gösterilmesini zor görüyorum.
Ben, Yeni Parti Genel Merkezi’nin Çakırözer’i Ankara gibi daha garanti ve stratejik bir noktadan aday göstermeyi tercih edeceğini düşünüyorum.
Eğer bu gerçekleşirse Eskişehir listesinin ilk üç sırasında önemli bir boşluk oluşacak.
Normal şartlarda bu boşluğun bir kadın adayla doldurulması beklenebilir.
Ancak Yeni Parti’nin olağanüstü bir siyasi süreçten geçmesi ve yeni parti tüzüğünde kadın ve gençlik kotalarındaki oranların düşürülmüş olması nedeniyle, “buraya kesinlikle kadın aday gelir” demek için henüz erken.
O nedenle bu koltuğu şimdilik şerhli bir boşluk olarak bırakıyorum.
Hep CHP ve Yeni Parti’yi konuştuk.
AK Parti’ye ise henüz sıra gelmedi.
Aslında rakipleri birbirleriyle uğraşırken AK Parti’nin bir miktar sessiz kalması kendi açısından avantaj bile sayılabilir.
Ama genel seçim hesabı yapıyorsak AK Parti tarafında da birkaç isim üzerinden not düşmek gerekiyor.
Ben bir sonraki dönemde Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan’ın AK Parti Eskişehir milletvekili listesinde yer almayacağını düşünüyorum.
Buna karşılık Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in listede kesinlikle yer alacağını düşünüyorum.
Mevcut İl Başkanı Gürhan Albayrak konusunda ise farklı düşünüyorum.
Albayrak’ın hedefinin milletvekilliğinden ziyade belediye başkanlığı olduğunu düşündüğüm için kendisini şimdilik milletvekili listesine yazmıyorum.
Ancak AK Parti’nin mevcut ilçe başkanlarından bir ismin ilk üç sıraya yerleşmesi beni şaşırtmaz.
Aynı şekilde MKYK’da yer alan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınında olduğu bilinen Mürsel Çavdar’ı Eskişehir milletvekili listesinde görürsek de şaşırmam.
Yani AK Parti açısından da bugün için kapılar tamamen kapanmış değil.
Sonuç olarak…
Bugünün Eskişehir siyasetini yarının sandığına uyarladığımda önümde şu tablo var:
Yeni Parti 3 milletvekilliğine en yakın parti.
AK Parti 2 milletvekilliğini güçlü şekilde koruyor.
Kalan iki milletvekilliği ise CHP, MHP, İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin de içinde olduğu ciddi bir yarışa açık.
Ve bütün bu hesapların üzerinde henüz hesaba katmadığımız çok önemli bir unsur daha var:
Seçmenin sandığa gidip gitmeyeceği.
Çünkü önümüzdeki seçim yalnızca hangi partinin ne kadar oy alacağıyla değil, kaç kişinin sandığa gitmeyeceğiyle de şekillenecek.
Bugün için benim 7 milletvekili üzerinden yaptığım hesap:
3 Yeni Parti
2 AK Parti
2 milletvekilliği ise açık yarış.
İsimler tarafında ise İbrahim Arslan, Kazım Kurt, Utku Çakırözer, Ayşe Ünlüce, Erman Gölet, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan, Zeynep Güneş, Gürhan Albayrak ve Mürsel Çavdar üzerinden şimdilik böyle bir tablo görüyorum.
Ama siyaset uzun bir yol.Bazen tek bir gelişme bütün hesabı değiştirmeye yetiyor.
Herhangi bir vukuat, kavga, şehir için kavga durumu değiştirebilir.
O yüzden bugünün tahminlerini yarının kesinliği olarak değil, Eskişehir siyasetinin bugünkü fotoğrafı olarak okumakta fayda var.
Yerel seçim senaryolarını ise başka bir gün konuşuruz. Çünkü orada da en az genel seçim kadar ilginç bir tablo var.