Eskişehirlilerin tekmili birden gelse bile bir Gürhan Albayrak gücüne yetişmeleri nitekim imkansızdı… Almak da vermek de Gürhan Albayrak’a mahsustu.

Eskişehir’deki sağlık alanlarının özelleştirilmesi konusunda, Eskişehirlilerin beyhude serzenişleri, AK Partili kahramanlar göğsünü siper etmeseydi bir işe yaramayacaktı. (Henüz ortada resmi bir karar olmasa da bu yönde alınan sözler, şehrin endişelerini bir nebze olsun dindirdi.)

Eskişehirlilerin tekmili birden gelse bile bir Gürhan Albayrak gücüne yetişmeleri nitekim imkansızdı… Almak da vermek de Gürhan Albayrak’a mahsustu.

Düpedüz kahraman…

Bir tür masal…

“Albayrak Harikalar Diyarında.”

“Ol” dediği oluyor, “dur” dediği duruyor.

Nasıl anlatılır bilemiyorum artık.

Albayrak, gün geçtikçe şehirle meşgul olan değil, şehri meşgul eden bir siyasi figür olarak karşımıza çıkıyor.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz ile birlikte Sağlık Bakanı’na gidiyor, görüşüyor.

Ancak açıklamanın en haşmetlisi Gürhan Albayrak’tan geliyor.

Siyaset, toplumsal bir zemin olmaktan çıkıp bir gösteri alanına dönüşüyor.

Bu sahnede meselenin kendisini ciddiyetle ele almak giderek zorlaşıyor.

Çünkü bir gün önce kızdığımız şeye, bir gün sonra gülmek zorunda bırakılıyoruz.

Bir il başkanının, her kurulan ve bozulan oyunda bu denli merkezi bir figür olarak konumlanması, siyaseti yalnızca bir performansa indirgeme riskini taşıyor.

Bu da yalnızca bir bıkkınlık hali değil; aynı zamanda söylenenlerin içinin boşalması anlamına geliyor.

Elbette ki Albayrak, hem partisi hem de kendisi için gerçekten iyi şeyler yapmak için çalışıyor. Ama bunu o kadar kötü bir şekilde yapıyor ki; arkasına yaslansa, biraz izlese, duymayı denese, dinlemekte ısrar etse, bana kalırsa hem kendisine hem de partisine daha fazla faydası olacaktır.

Kendisine ve partisine katkı sunmaya karar verdiği zaman, belki şehir üzerine de oturup konuşuruz.