Eskişehir özelinde de Yalaz ile kişisel hesabı olan ve sırf o cezalandırılsın diye bu süreçten memnuniyet duyanların olduğunu adım gibi biliyorum.
Daha önce defalarca yazdım, söyledim.
Eskişehir tahmin ettiğimizden daha küçük bir şehir…
Hele ki bizimde içinde olduğumuz ve adına “kamuoyu” denilen kesim 1 milyonluk şehrin sadece yüzde 1’lik kısmı kadar.
Ve bu yazıyı yazan, okuyan, yazı içinde ismi geçenler, siyaset yapanlar falan derken o küçücük şehrin, küçücük bir sokağından öteye çıkamayan, çıkmamış insanlarız.
Burası bir yankı odası aynı zamanda…
Dışarıdaki hayatı, biraz ötede bulunan sokağı, tüm şehri bizden ibaret sanıyoruz.
Konuştuğumuz konular, tahminler, sosyal medya paylaşımları, tepkiler, öfkeler, alkışlar, övgüler tüm şehrin dilinde zannediyoruz.
Ama yanılıyoruz…
Sokağın gündemi isimler, dedikodular, kim gitmiş, kim kalacak zorlamalarından çok daha başka.
Bizi hataya sürekleyen, tahmin konusunda genelleme yanlışına düşüren şeylerin başında da içinde bulunduğumuz bu dar kadronun aynı zamanda sosyalite ve iletişim açısından aktif konumda olması.
Malumunuz son günlerde gündem CHP ve sürekli isimler üzerinden konuşuyoruz.
Talat Yalaz’ın görevden alınmasının ardından CHP örgütünün başına kim getirilecek diye günlerdir sonu gelmeyen tahminler yapıyoruz.
Aşağı sokakta Egemen Yağcıoğlu, Volkan Enver Kılıç ile başlayan isim tahminleri orta mahallede Erman Gölet, Recep Taşel, Ali Ulu ile devam ederken, yukarı mahallede Çağlar Çarkacı ve Suat Uzan’a kadar gidiyor.
Bende biraz ıkınsam, sıkınsam bir kaç isim daha eklerim listeye…
Çok sevdiğim bir isim popüler olsun diye
Gıcık olduğum bir ismin başı belaya girsin diye
Kaos olsun, biraz patırtı çıksın diye önerebileceğim çok isim var.
Nasıl olsa ortam müsait…
Biliyoruz ki bu ismi geçenler içinde,
Kimi teklif gelmediği halde teklif geldi diyor.
Kimi teklif gelse dahi kabul etmem diye beyan veriyor.
Kimi teklif gelsin koşa koşa gider görevi alırım derken kimileri de çok istese bile sosyal çevre baskısı ile bu görevi kabul etmeye imtina ediyor.
Kimileri ise bu süreci ülke genelinden ayrı bir kalıba sokarak kişisel bir hesaplaşma veya rant süreci olarak görebiliyor.
Nasıl ülke genelinde Özgür Özel’den nefret eden ve sırf o zarar görsün diye tereddüt etmeden Kılıçdaroğlu’nun yanında saf durup bunu kazanç zannedenler var ise Eskişehir özelinde de Yalaz ile kişisel hesabı olan ve sırf o cezalandırılsın diye bu süreçten memnuniyet duyanların olduğunu adım gibi biliyorum.
Sap ile saman, elma ile armut içe içe karışmış, duygular, kişisel hesaplar demokrasi ve adaletin bile önüne geçmiş durumda.
Ancak bu Eskişehir’den Kılıçdaroğlu önderliğinde yeni bir iktidar çıkartma hayalini bile kurduramayacak kadar yetersiz bir histeri…
İş yine şehrin küçüklüğü ve sosyal ağında tökezliyor.
O yüzden hem sosyal ve etkili, hem mantıklı ve iddialı bir ismi CHP İl Başkanlığına atamak zor bir iş.
Sosyal biri girdiği her ortamda rencide edilecek, ötekileştirilecek, eleştirilecek, doğru olmasa dahi hakaretlere maruz kalacak.
Etkili birisi bu atama yönetimiyle kadro kurmaya zorlanacak, başarı sağlamak için şapkadan tavşan çıkartmak zorunda olacağını bilecek, önünün açık olmadığını sezinleyecek ve ortaya bir iddia koyamayacak.
Üstelik bugün Özel’in tarafında olan belediyelerin desteği olmadan, maddi açıdan, organize gücü olarak, örgüt bütünlüğü zayıf bir şekilde görev yürütmenin zorluğu ile baş edilmeyeceğinin farkında olacak.
Kaldı ki bugün Özel’in safında olanlar destek vermeden Eskişehir’de yapılacak bir seçimden sıralama çıkartmak, belediye almak gibi bir ihtimalin ne kadar zayıf olduğu ortada…
Hal böyle olunca CHP’nin başına bir isim bulanacak elbette.
Ama örgütün başında isim başka olacak.
CHP’nin başına illa ki bir isim atanacak
Ama CHP vekil listesinin meclise aynı güçle atanması zor olacak.
CHP’yi illa ki biri yönetecek
Ama CHP’li belediyeleri başka birileri….
Şimdi bu doğrultuda isteyen gelsin il başkanı olsun.
Ahmet, Mehmet, Hale, Lale ne fark eder?
Başka yeri bilmem ama Eskişehir küçük şehir.