Böl, parçala, yalnızlaştır ve aksat. Eski ama bilindik bir strateji.

Ayşe Ünlüce’nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve başlayalı henüz iki yıl oldu. İki yıl, bir şehri dönüştürmek için uzun bir süre sayılmaz. Buna rağmen Ünlüce, süreci etkili ve verimli kullanan bir yönetim profili ortaya koydu. Sürekli sahada olması, küçük detayları es geçmemesi ve geçmişte iletişim sorunları yaşanan alanlarla yeni ve sağlıklı ilişkiler kurması kolay işler değildi. Özellikle Eskişehirspor başta olmak üzere, yıllarca mesafe oluşmuş kurumlarla kurulan yeni diyalog dili şehir adına önemli bir normalleşme adımı oldu.

2026 yılı ise bu sürecin yeni eşiği. “Eskişehir Yılı” başlığı altında hem somut hizmetlerde hem kültürel ve manevi alanda çıta yukarı taşındı. Beklenti büyüdü, hedef yükseldi. Ünlüce’nin ortaya koyduğu irade ve kararlılık, özellikle bisiklet yolları ve arabasız pazar gibi tartışmalı alanlarda geri adım atmamasıyla daha da görünür hale geldi. Eleştirilere rağmen yönünü değiştirmemesi, popülist rüzgârlara kapılmaması önemli bir yönetim refleksi olarak öne çıktı.

Haliyle bu tablo yalnızca kendi siyasi tabanında değil, kendisine oy vermeyen kesimlerde de karşılık buldu. İddia ediyorum; göreve yüzde 51 ile gelen Ünlüce, bugün bir seçim olsa oyunu rahatlıkla artırır. Ancak bu durum, hem muhaliflerinin hem de onu yönlendiremeyen, etkileyemeyen çevrelerin işine gelmiyor.

Bir süredir Ünlüce’yi polemik alanına çekmeye çalıştılar. Parti içi tartışmalarla enerjisini dağıtmak istediler, olmadı. Şimdi ise dikkat çekici biçimde çevresindeki isimler üzerinden bir hat kuruluyor. Dün Oğuzhan Özen, bugün Ayhan Kavas… Yarın Recai Erdir ya da Iraz Bayındır. İsimler değişiyor ama yöntem aynı kalıyor. Amaç; doğrudan baş edilemeyeni dolaylı yoldan yıpratmak.

İlginç olan şu: Yıllardır televizyon programları yapan, köşe yazıları yazan ve farklı platformlarda kamuoyuna seslenen Ayhan Kavas’ın bir anda “ilk kez konuşuyormuş” gibi şaşkınlıkla karşılanması bile bu tabloyu anlatıyor. Ya da bazı konularda seçici tepki gösterilmesi… ESKİ meselesinde CHP içinden dahi DSİ’ye tek eleştiri yönelmeden, sürecin Oğuzhan Özen üzerinden bir cadı avına dönüştürülmeye çalışılması dikkat çekici değil mi?

Siyaset yalnız rakiplerle değil, bazen kendi iç dengeleriyle de sınar. Görünen o ki, bir yanda Ünlüce karşısında zorlanacağını düşünen siyasi rakipler, diğer yanda onun varlığı sürdükçe kendi ikbali daralan bazı çevreler… Böl, parçala, yalnızlaştır ve aksat. Eski ama bilindik bir strateji.

Ancak bugün gelinen noktada bu şehirde insanlar gürültüye değil gerçeğe bakıyor. Kimin ne söylediğini değil, ne yaptığını tartıyor.

Neyse ki 2026 yılında herkes her şeyin farkında.