Siyasetin seviye adına can çekiştiği, devlet kurumlarının görevini yapması için siyasetten direktif bekler gibi çalıştığı, DSİ’nin çözdüğü iş için Ak Parti tarafından teşekkür beklenen günler.

Otobüs şoförüne otobüs kullandığı,
Temizlik görevlisine yerleri temizlediği,
Postacıya mektupları teslim ettiği,
Berbere saçları traş ettiği,
DSİ’ye Sakarbaşı’nda su sorununu çözdüğü için teşekkürler.

Amacı su yönetimi ve sorunları gidermek olan DSİ gibi bir devlet kurumuna “sorun çözmesi” için yoğun girişimde bulunan Ak Parti’ye de teşekkür edelim.

Konu kapansın gitsin…

Şaka gibi süreçler yaşıyoruz Eskişehir’de.
Siyasetin seviye adına can çekiştiği, devlet kurumlarının görevini yapması için siyasetten direktif bekler gibi çalıştığı, DSİ’nin çözdüğü iş için Ak Parti tarafından teşekkür beklenen günler.

Sanki Sakarbaşı’na ilk kez su gelmiş.
Sakarya nehri ilk kez kurulmuş.
Tek suçlu, tek sorunlu Çifteler Belediyesi’ne sallayarak her şeye derman olduğumuz günler.

Belediye bir temizlik yapmış, bu ilk kez yapılmıyor.
Ama ilk kez CHP’li bir belediye yapınca söylem değişiyor. Neyse öyle ya da böyle belediye bir hata yapmış diyelim. Onu ayrı bir yere koyalım dursun.

Peki, sorun sadece ana havuzda yaşanan sızma, kaçak gibi su kaybı yaşanması mı?

O bölgede 2000’den fazla derin su kuyusu ruhsatı veren Çifteler Belediyesi mi?
400 metreye kadar sulama için kuyular açıldığı bilinmesine rağmen yeni ruhsatlar için talep almaya devam eden Çifteler Belediyesi mi?

İlçede bulunan TİGEM bünyesinde dahi vahşi sulama ile çiftçilere kötü örnek olan Çifteler Belediyesi mi?

Veya bölgede yaşanan hayati su sorununa rağmen sulu tarım ile ilgili yeterince tedbir almayan, kota veya yasak koymayan, denetimleri yeterli olmayan Çifteler Belediyesi mi?

Kısaca teşekkürlerimizi dostlarımıza, şikayetlerimizi müesseseye mi bildirelim?
Uygun mu?