Oda seçimleri derken çoğumuz ETO ve ESO kısmına odaklanıyor. Ancak son günlerde ETB özelinde duyduğum söylentiler beni bir düşündürdü.
Eskişehir ve seçim dendiği zaman akla ilk gelen şey yerel ve genel seçimler değil elbette.
ESO, EOSB, ETO hatta esnaf odaları özelinde yaşanan seçimlerde şehrin bir bölümünde heyecan, hırs, mücadele etkisi yaratabiliyor.
Zaman zaman altını çizdiğim ve bazılarının alındığı bir gerçek var.
Eskişehir aslında küçük bir büyükşehir değil. Eskişehir kocaman bir kasaba gibi refleksleri olan değişik bir coğrafya.
Kamuoyu dediğimiz alan küçük, herkes birbirini tanıyor, şehrin bir yerinde açılan küçücük bir marketten bile herkesin haberi var. Ve gündem site peşine tutunduğumuz pek çok başlık aslında şehrin yüzde 95'i tarafından bilinmeyen şeyler.
O yüzden bu olağan akış içinde oda seçimleri gibi normalde bu kadar ana gündem olmaması gereken süreçleri herkes konuşuyor hissiyatı kaçınılmaz.
Şimdi gelelim asıl meseleye...
Oda seçimleri derken çoğumuz ETO ve ESO kısmına odaklanıyor. Genelde tek adaylı ya da az üyesi olan oda seçimleri es geçiliyor.
Nitekim ETB yani Eskişehir Ticaret Borsası seçimleri genelde böyle oldu .
Ancak son günlerde ETB özelinde duyduğum söylentiler beni bir düşündürdü. Hatta üzdü.
Malumunuz yıllardır Borsa başkanı olarak görev yapan Ömer Zeydan kısa süre önce ciddi bir rahatsızlık geçirdi. Sadece kendisi değil Ailesi ve sevenleri için yıpratıcı bir süreç oldu. Neyse ki son dönemlerde tedavi ile ilgili güzel haberler işitiyoruz. İnşallah kısa süre sonra eskisi gibi sağlıklı bir şekilde karşımıza çıkacağına inancım tam.
Velhasıl aslında Ömer Zeydan bu rahatsızlık yaşanmasa Ekim ayında diye bilinen ama erteleme olasılığı yüksek seçimler için yeniden başkan adayı olacak ve muhtemelen tek aday olarak yoluna devam edecek diye öngörüyorduk. Yaşadığı rahatsızlık yüzünden yeniden aday olur mu, olmaz mı net bir şey söylemek en azından şu an için zor.
ETB sanırım 400, 500 üyesi olan diğerlerine kıyasla daha küçük bir kurum. Seçim süreci için uzun uzun hazırlık gerektirmeyen daha rahat bir ortamı var.
Ve muhalif olanlar, aday olmak isteyenler için bence acele edilmesi elzem değil.
Ancak bir grup Zeydan'ın yaşadığı sıkıntıyı öne sürerek kendileri için bu durumu avantaj olarak değerlendirmiş ve çalışmaya başlamış.
Aslında profesyonel hayat içinde bu gayet normal... Duygu değil mantığın işlediği düşüncelere bir şey demek mümkün değil.
Lakin ben hala profesyonel işleyişi kabul edemeyen, amatör ruhu, vefa, etik gibi şeyleri bir kenara bırakamayan bir düşünceye sahibim.
Demem o ki ETB seçim yarışına Ömer Zeydan'ın kararını öğrenmeden, onun tedavi durumu netleşmeden, en azından yıllardır odaya başkanlık yapması hasebiyle gönlünü almadan ilan etmeyi pek yakışıklı bulmuyorum.
Mevcut durumu kendi konforum için avantaja çevirmek başkaları için belki ama bana uygun değil.
Velhasıl muhalif grubun duyduğuma göre Ahmet Oğuz ismini aday ilan etmesi ve önümüzdeki günlerde düğmeye basacak olması ile ilgili duyduklarımı böyle karşıladım.
Daha doğrusu ETB çevresinde nice insanın da bu durumu çok vicdani bulmadıklarını, Zeydan'a karşı olanların bile henüz çok erken ve etik değil dediklerini biliyorum.
İçimde kalsın istemedim.
Belki ben yanlış düşünüyorum ama bu yanlışta ısrarcıyım.