Son dönemde Mihalgazi trend olunca Zeynepciler de olmaya başladı ama devamı henüz gelmedi. Nitekim iktidar partisi 3 vekil çıkartmamak için elinden geleni yapıyor.

Eskişehir 2 merkez ilçe, yüzlerce grup, binlerce düşman ve kendine olmayan aklı başkasına veren nice şovmen ile emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım...

Herhalde yaşı ilerledikçe insanın bakış açısı değişiyor diyeceğim ama henüz 45 yaşında “yaşım ilerledi” dersem sanki bazı koltuk sahipleri alınır. Neyse, konumuza dönelim.

Eskişehir milliyetçiliğini seven birisiyim. Yıllarca bu şehre dair her şeye bayılmayı sanki bir görev bildim. Şehir insanının kültürü, eğitimi, medeniyeti ile gurur duydum.

Sanki şimdi vazgeçmiş gibi bir anlam çıkmasın. Mihrap yerinde duruyor şehre dair ama kötü yönde değişenler var. Vasatın altına gidenler, yankı odasını altın varaklarla döşeyenler, hatayı düzeltmek yerine hata olmadığını savunacak söylemleri transfer edenler... Ne ararsanız var.

Bir kere kutuplaşma, taraf olma ve mücadele ruhu zirvede ama adresler yanlış.

Bu kez iktidar partisinden başlayayım.

Gürhancılar var. Nebiciler var. Ayşenciler var.

Dündarcılar hep vardı zaten ve güçlüydü.

Küskünler var, Zihniciler ara ara işin içine giriyor çıkıyor. Birlikçiler var, reisçiler var.

Son dönemde Mihalgazi trend olunca Zeynepciler de olmaya başladı ama devamı henüz gelmedi.

Nitekim iktidar partisi 3 vekil çıkartmamak için elinden geleni yapıyor.

Ha, iktidar partisi böyle ama CHP durur mu?

Orada da şenlik var.

Kazımcılar hep vardı, bu ara biraz daha kalabalık olabilir. Ataç ile arası açılan Çorum ve geçen gün

ESKİ’ye isyan eden Dökmeci ile fotoğraflar daha kalabalık olabilir.

Yıllardır elitlere nice iş yaptıran, bu günlerde karşı çıkan, popülizmi sevmediği için fotoğraf çekimlerine bile önem vermeyen ama her hafta 4 kez demeç veren Başkan Kurt’un bu kez tüm tuşlara bastığını gözlüyorum.

Ataç cephesinde ise sanki Ataç bir sonraki dönem aday olmayacak diye başlayan sürecin yine değişip “Ataç bir kez daha aday olmalı” noktasına geldiğini veya Ataç aday değilse bile onun işaret ettiği birisi aday olsun havası seziyorum.

Böylece “göreve devam etmeliyim” diyenler ile “bu düzen iyi, düzen olmasa bir bozan” diyenlerin, normalde birbirini yeseler dahi bu konuda can ciğer olduklarını görmek zor değil.
Ee CHP demişken Kazımcılar, Ahmetciler var ama Talatçılar yok mu? Veya Talat ile birlikte “ittifak yapalımcılar”…

Peki Koca Çınarlar, “in seçim olursa diye arayı iyi tutalım” denilen Şenolcular, Erdalcılar, Ermancılar diye daha nice grup sayabilirim.

Peki Ayşeciler yok mu? Elbette var ama çok net belirteyim ki orası öyle taktik, teknik, strateji diye oluşan değil; bence daha homojen ve seçmenin alanına giren bir yapıda.

Tabii hocacıları unutmayayım. O hep en başta, en güçlü ve akıl yarıştırması zor yerde.
Velhasıl aslında Eskişehir’de siyaset başka bir gözle paramparça...

Çünkü koltuk kavgası var. Çünkü ateşi harlayıp rakipleri yakmak isteyen, nifak tohumu ekip tüm kavgalar içinden sıyrılıp çıkmak isteyenler var. Çünkü bugün tuttukları takım düşerse her şeyi kaybedecekler var.

Bu hep vardı, hep olacak nihayetinde...

Lakin son dönemde okumasını bilen için Eskişehir’de çok göz önünde, çok meydan okuyarak, çok umarsızca olmaya başladı.