Kimse kusura bakmasın. Elma ile Armutu birbirinden ayırmak lazım.
Şunu yekten belirteyim. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde “vatandaş salona alınmadı” diye koparılan fırtına, aslında bir demokrasi tartışması değil.
Bu, kuralsızlığın demokrasi diye siyasi muhalefet tarafından pazarlanma çabasıdır.
Yeşiltepe imar planları görüşülürken yaşananları herkes biliyor.
Vatandaş meclise girdi. Bu en doğal hakkı.
Lakin oturup izlemedi.
Bağırdı.
Gündeme müdahale etti.
Yukarıdan aşağıya kağıtlar fırlattı.
Meclis üyelerine baskı kurdu.
Meclis başkanının otoritesini fiilen yok saydı.
Şimdi soralım:
Buna “katılım” mı diyoruz,
yoksa meclisi baskı altına alma girişimi mi?
Mevzuat açık.
Vatandaş meclisi izler.
Ama meclisi yönetmez.
Karar süreçlerine bağırarak müdahil olamaz.
Aksi halde o yapı meclis olmaktan çıkar, seyirci tribününe döner.
Ama ne hikmetse, iş siyasete gelince herkes hukuk profesörü.
“Vatandaş alınmadı, bu antidemokratik” diyenlere tek bir soru:
Siz TBMM’ye gidip genel kurulda kürsüye bağırabilir misiniz?
“Burası halkın meclisi” diyerek Meclis Başkanını susturmaya çalışabilir misiniz?
Deneyin bakalım.
Kapıdan içeri bile alamazlar.
Hele ki meclis gündeminde görüşülen konuya muhalefet edecek bir misafir topluluğu var ise…
Ama yerel meclis olunca her şey serbest,
Genel meclis olunca “devlet ciddiyeti” devreye giriyor?
Öyle mi?
Bugün Eskişehir Büyükşehir Meclisine veryansın edenlerin tamamı,
Kendi yönettikleri belediyelerde
Bu tür bir müdahaleye bir dakika bile izin vermez.
Ama söz konusu karşı mahalleyse,
Aba üstünden kurban kesmek serbest.
Bağırana mikrofon,
Gürültüye demokrasi etiketi.
Bu mu muhalefet?
Elbette Hayır.
Bu, tehlikeli bir sürecin başlangıcı olur.
Çünkü herkes şunu bilmeli:
Eğer her mahalle meclise topluca giderek müdahil olmaya başlarsa,Eğer her imar gündemi sloganla bastırılırsa,Eğer kararlar akılla değil ses yüksekliğiyle alınırsa…
Ortada meclis kalmaz.
Sadece en çok bağıranın kazandığı bir kaos kalır.
Kavgalar, kutuplaşmalar ve sonrasında istenmeyen nice olayın fitili ateşlenir…
Demokrasi kural ister.
Usul ister.Sınır ister.
Kuralsızlığı özgürlük sananlar,
Yarın kendi kapıları çalındığında
İlk şikâyet edenler olur.
Ama o gün geldiğinde kimse kusura bakmasın:
Meclisi meydanlaştıranlar,
Şehri de yönetemez.
Yeşiltepe sakinleri haklıdır, itirazları vardır bu ayrı bir tartışma konusu…
Mecliste CHP grubu kimine göre yanlış iş yapmıştır bu da ayrı bir tartışma konusu…
Hata, yanlış varsa Ak Parti gider hukuk yoluyla hak arar ve yanlış varsa oradan dönülür.
Ama Yeşiltepe mahallesi sakinlerinin duygularını, siyaseten muhalefet devşirmek için bu tür alanlarda kullananlar ve uygulanan kurala antidemokratik uygulama diyenler lütfen beri dursun.
O zaman kanunlar, kuralları, mevzuatı bir kenara bırakalım, meclisleri lav edelim.
Hak arayışını hukuk, yasalar değil herkes kendi yapsın öyle mi?