CHP’de Aday Çok, Sandık Yok

Erken seçim olur mu?
Olmaz mı?
Bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var: Seçim ihtimali, CHP’de hayal gücünü fazlasıyla çalıştırmış durumda. Sandık ortada yok ama aday listeleri şimdiden zihinlerde hazır.

Eskişehir özelinde konuşursak, CHP kulisleri şu sıralar hayli kalabalık. Öyle böyle değil. Sanki yarın sabah “adaylık başvuruları açıldı” denilecekmiş gibi bir hareketlilik var. Kimle konuşsanız ya bir isim söylüyor ya da “şu da var, bunu da yaz” diye ekleme yapıyor.

Bu tablo tesadüf değil. CHP Eskişehir’de ilk kez Yılmaz Büyükerşen’in doğrudan yön vermeyeceği bir seçime hazırlanıyor. Bu boşluk, bazıları için belirsizlik; bazıları içinse ciddi bir fırsat alanı. Üstüne bir de “ön seçim olabilir” ihtimali eklenince, siyaset sahnesi bir anda kalabalıklaştı.

Gerçi kendi adıma söyleyeyim; adayların tamamının ön seçimle belirleneceğine pek inanmıyorum. Keşke olsa. Ama CHP Genel Merkezi’nin siyaseti bugüne kadar “keşke”lerle yönetmediğini de biliyoruz. Mutlaka bir denge, bir formül, bir merkezî dokunuş olur. Yine de Büyükerşen’in fikrinin sorulmayacağı, görüşünün dikkate alınmayacağı bir senaryo da bana gerçekçi gelmiyor.

Gelelim herkesin fısıldadığı ama kimsenin yüksek sesle söylemek istemediği noktaya:
Aday enflasyonu.

Burada kastettiğim şey sadece isim çokluğu değil. Asıl mesele, bu çokluğun neredeyse tamamının erkek olması. CHP sohbetlerinde konuşulan isimlere bakın, tablo kendini ele veriyor.

Benim iddiam değil; CHP’lilerin kendi arasında saydığı isimler bunlar. İl Başkanı Talat Yalaz’dan başlayın… Murat Cırık, Erdal Caferoğlu, Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı Emre Genç… Yücel Yenilmez, HABEV Başkanı Ufuk Uysal, Yavuz Tuna, Şenol Durur, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım… Son dönemde ismi daha sık anılmaya başlayan Ali Şen Aksoy, EBB Meclis Üyesi Çağrı Özeçoğlu… Es Group Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Demirdaş…

Liste burada da bitmiyor. Ali Ünal, Muharrem Şenel, Garip Yıldırım… Hatta kulislerde Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın dahi aday olabileceği konuşuluyor. Bir de mevcut vekilleri unutmayalım. Ben, İbrahim Arslan’ın devam etme ihtimalini yüksek görenlerdenim.

Şimdi bu isimleri yan yana koyun. İl başkanı var, ilçe başkanı var, belediye başkan yardımcısı var, meclis üyesi var, sivil toplumcu var, iş insanı var, mevcut vekil var. Var da var. Ama tabloya uzaktan baktığınızda ortak bir özellik hemen göze çarpıyor: Erkek, erkek, erkek… İsmi geçen kadın sayısı şu an çok çok az!

Bu durum CHP için bir güç gösterisi mi, yoksa yönetilmezse bir iç rekabet sorununa mı dönüşür, orası ayrı tartışma. Ancak şu gerçek ortada duruyor: İsimlerin çokluğu, yeni sözlerin de çok olduğu anlamına gelmiyor. Aynı siyaset tarzı, aynı refleksler, aynı alışkanlıklar tekrar ediyorsa, seçmen bunu fark eder.

O yüzden soruyorum — biraz ironik ama gayet ciddi bir yerden:
CHP Eskişehir’de aday mı arıyor, yoksa adaylar mı CHP’yi arıyor?

Ve bir soru daha bırakayım buraya:
Bu kadar erkek ismin arasında, “başka bir siyaset dili” gerçekten kendine yer bulabilecek mi?