Yani CHP kağıt üstünde ele geçirildi ama CHP'liler hatta düne kadar CHP'ye mesafeli olanlar dahi aynı mağduriyet ve gelecek kaygısı ile birleşiyor.
Kendi bankasını hortumlayan adam ile kendi partisine kayyum olarak atanmak için her şey mübah diyen adam arasında bir fark yok gözümde.
Evet günlerdir ne olduğunu bildiğimiz ama ne olacağını henüz kestiremediğimiz bir bulan sürecini takip ediyoruz.
Sadece CHP'liler değil toplumun neredeyse tamamında bu antidemokratik müdaheleye tepki var, itiraz var.
Siyasetin vicdanı gereği bunu bir kazanç olarak görmeyen, yanlış bulan hatta eleştiren Ak Partililere dahi rastlıyorum.
Öte yandan düne kadar yürüyen merdivene ters bindi diye demediklerini bırakmadıkları Kılıçdaroğlu için güzelleme yapan, ona yapılan eleştirileri savunma derdine düşmüş özetle CHP Kayyum Genel Başkanını öven ve savunan Ak Partililer de var.
Ancak asıl önemli olan bugüne kadar CHP'ye oy vermiş CHP ile ittifak yapmış veya Ak Parti muhalifi olan kitle...
O kitlenin bir özeti ise Eskişehir.
Zira Eskişehir'de CHP üyesi olan 20 bin kişi var. CHP'ye oy veren ise 275 bin kişi.
Bu kişilerin bir kısmı üye olmadan CHP'ye gönül vermiş insanlar olsa bile ciddi bir kısmı CHP'li olmadan CHP'ye oy veren insanlar.
Bu kadar insanı sandıkta CHP çatısı altında birleştiren ise Ak Parti muhalefeti.
O yüzden geçmişte DSP şimdi CHP'ye oy veriyorlar. Ak Parti karşısında kazanacak aday ve parti üstünde doğal yönelimle birleşen bir kitle var.
Geçmişte Büyükerşen ve Ataç ile DSP çatısında kazanılan seçimleri hatırlayın. CHP yarışa girdiği halde çok zayıf kalmış bugün CHP'ye oy verenler o gün DSP çatısında birleşmişti.
Ancak madalyonun bir de diğer tarafı var. Büyükşehir ve Tepebaşı'nda zafer yaşanırken Odunpazarı'nda sol oylar bölündüğü için kaybedilen bir belediye olduğunu 100 bini aşan sol oylara rağmen 65 bin oy ile Ak Parti'nin sandıktan çıktığını es geçmemek lazım.
Bunları neden belirtme ihtiyacı duydum, anlatayım.
Kılıçdaroğlu ve ekibi yıllardır ana muhalefetin konforlu koltuğunda yaşadığı nimetlerin ihtirasından çıkamıyor.
CHP'ye her seçimde ve koşulda atılan oyların yine geleceğini zannediyor.
Zannetmek kısmında haksız diyemem.
Tıpış tıpış vereceksiniz dediği zaman bile Ak Parti'ye karşı oy veren insanlar kendisini ana muhalefet lideri yapmıştı.
Şimdi yine aynı şey olacak zannediyor.
Millet kızar, söver, tepki gösterir ama yine gelir oyunu verir. O oylar iktidar yapmaz ama ana muhalefet olarak yoluma devam ederim ya da benim atayacağım biri devam eder sanıyor.
Bu iktidarla arasında bir kazan kazan projesi dersek sanki yanılmayız.
Ancak bu kez evdeki hesap çarşıya uymayacak.
Çünkü millet gözünü açtı. Yıllardır şüphe etse dahi adını koyamadıkları bu kandırmacaya karşı uyandı .
Yani CHP kağıt üstünde ele geçirildi ama CHP'liler hatta düne kadar CHP'ye mesafeli olanlar dahi aynı mağduriyet ve gelecek kaygısı ile birleşiyor.
Şunun altını çizeyim.
Mesele Özgür Özel'i savunmak değil.
Mesele demokrasi ile atanma arasında bir tercih yapmak.
Ve toplumun nasıl bir tercih yaptığı ortada.
Bu saatten sonra Özel ve ekibi ne yapacak?
Başka bir Parti mi? Mevcut partilerden biri ile olağanüstü bir ittifak mı? Bilemiyorum.
Temelli olmasa bile geçici bir ayrılık mı bunun matematiğini yapamam.
Ancak Eskişehir'de geçmişte yaşanan başarı hikayesi bugün ülkeye örnek olabilir.
Kimbilir, Türkiye'nin Eskişehir var sloganı kendine bir nişan daha takabilir.