Şunu unutmamak gerekiyor: İster duba olsun, ister beton, ister peyzaj… Eğer direksiyon başındaki zihniyet değişmiyorsa, gerisi sadece ayrıntı…

Eskişehir'de Binlerce Ev Sahibi ve Kiracıyı İlgilendiren Aidat Düzenlemesi: Yasal Sınır Geliyor
Eskişehir'de Binlerce Ev Sahibi ve Kiracıyı İlgilendiren Aidat Düzenlemesi: Yasal Sınır Geliyor
İçeriği Görüntüle

Eskişehir 75. Yıl Mahallesi Selami Vardar Bulvarı üzerinde hepimizi derinden üzen bir kaza meydana geldi. Kazada gencecik 3 kardeşimiz hayatını kaybetti. Kimisi kazaya davetiye çıkaran caniye, kimisi, tramvay yolunda olduğu için ESTRAM’a, kimi ise Büyükşehir Belediyesi’ne cezayı kesti.

ESTRAM’da görev alan bir ağabeyim ile konuştum. “Duba olmadığı için mi 3 can verdik, UKOME daha önce kaza meydana gelmesine rağmen niçin bir şey yapmadı?” bunu sordum.

Kazaya sebep olan cani 120 km/s civarlarında bir hızla gidiyormuş… “Oraya duba değil beton duvar da diksen o beton, insanların üstüne göçer yine orada can alırdı” dedi.

Haklıydı…

Bunların yanı sıra tramvayın da içlerinde bulunduğu kazalardan bahsettik. Kendisi tramvay kazalarının %90’ının karşı tarafta suç olduğunu belirtti. Tramvaylar sabit güzergahta ilerledikleri için meydana gelen kazaların karşı tarafın kuralı ihlal etmesi üzerine gerçekleşiyor. Çünkü tramvayda manevra yok, kaçma şansı yok. Haliyle zarar karşı tarafa kesiliyor. Sonra çıkan maliyete karşı itiraz ediliyormuş. Aslında itiraz edilen şey zararın bedeli değil, ihlal edilen kural oluyor.

Düşüncem şudur ki:

Sırf birkaç kasise girmemek için tramvay yolundan hızla giden bir şahıs varken, başka başlıkları tartışmak biraz işin serzenişi oluyor.

İnsan bazen içindeki ateşi söndürmek için suçlu arar. Ama bu kazada kurumlar değil kazayı yapan caniyi suçlamak gerektiği kanaatindeyim.

Sonra biraz trafikten konuştuk…

Aslında Eskişehir’de bir trafik sorununun olmadığını söyledim. Kendim dakikalarca trafikte bekledim. Dakikalarca ilerleyemedim. Ama bunun sorumlusu tamamen Karayolları, Belediye ya da UKOME değil… Asıl sorun bizleriz. Neden mi?

Dakikalarca beklediğim zaman; park yasağının olduğu alanlarda park edilmiş araçlar gördüm. İlerleyemediğim zamanlarda; düz gidecek olmasına rağmen sağ ya da sola dönüşü kapatan kişiler araç kullanıyordu. Belki trafik sorunu vardır belki yoktur, herkesin düşüncesine de saygı duyarım. Ancak…

Birde dönüp trafik sorunu var dediğimizde kendimizi karşımıza koyup bir bakmalıyız. Sorun trafik mi? Yoksa senin kural bilmezliğin mi?

Trafik demişken dubalardan da bahsetmek olmaz dedik…

ESTRAM’ın kullandığı dubalardan bahsettik. Dubalar şehrin estetiğine uymuyor dedim. Bunların yanında şunları da ekledim:

UKOME, siyah-sarı dubaları dikti. ESTRAM, turuncu dubaları dikti. Kural ihlali yapılmaması, dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan iyileştirici bir eylem olduğunu düşünüyorum.

Ancak…

Farklı alanlarda da yer alan ve Kıbrıs Şehitleri Caddesinde çok güzel bir görüntüye de sahip olan kuru peyzaj çalışması bana biraz bu duba konusunda ilham verdi.

Eskişehir’i sanatsal yapısı ve şehrin estetik yapısıyla bilirken, siyah ve tutuncu dubaların iyi niyeti bizlere estetik algıyı sorgulattı…

Duba yerine kuru peyzaj çalışması yapılabilinir gibiydi… Şehre yakışan, görsel ve estetik algıyı da kavramış bir görüntü oluşurdu. Bir de bunların yanında kural ihlali yapmak isteyenler engellenirdi.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor:

İster duba olsun, ister beton, ister peyzaj…

Eğer direksiyon başındaki zihniyet değişmiyorsa, gerisi sadece ayrıntı…