Eskişehir'de siyaset kürsülerde sert, açılışlarda ise aynı karede… Habil Dökmeci ise tek cümleyle tartışmalara nokta koydu: "Ben CHP'deyim, CHP'de kalacağım."
Tatil dönüşü ilk durağımız, kuzenimin hizmete açtığı diş kliniği oldu. Allah hayırlı etsin, kapıdan giren eksik olmadı. "Hayırlı olsun" demeye gelenlerin sayısı kadar, memleket siyasetinin bütün renkleri de davetteydi.
Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında duranlar, öbür tarafta amasız fakatsız Özgür Özel’i destekleyenler. Birkaç gün önce birbirlerine en ağır cümleleri kuran insanlar, aynı objektife bakıp gülümsüyorlardı.
Siyaset, konuşurken başka, kurdele keserken başka bir şey…
Zaten Eskişehir’de küslük imkansız gibi bir şey. Butik mi, değil mi bilmem ama küslük şehri olmadığı kesin. Bu memlekette birine küsmek, kendi gölgene küsmek gibi adeta…"Bir daha yüzünü görmem" dersin, ertesi sabah tramvayda karşına oturur. Öğlen lokantada selam verirsin. Akşam bir açılışta yan yana düşersin. Eskişehir küslüğün soğukluğunu kaldırmayacak sıcak bir şehir.
***
Asıl dikkat çeken ise hemşerim Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ile yaptığımız sohbetti bana kalırsa.
Biraz şaka olsun diye sordum.
"Başkan, tarihin hangi tarafındasın?"
"Abla," dedi, "Ben CHP'liyim. CHP'de kalacağım. Bana 'gidecek' diyenlerin gideceğini düşünüyorum."
Sorunun şakası mı daha ağırdı, cevabın ciddiyeti mi, orasını siz tartın.
Dile kolay... Sivrihisar, 74 yıl sonra CHP'li bir belediye başkanı seçti. O günden beri de Başkan Dökmeci'nin hangi partiye geçeceğine dair dedikodu üretmeyen neredeyse kalmadı.
MHP'yi ziyaret etti, "MHP'ye geçiyor" dediler.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ziyarete gitti, "Rotayı BBP'ye çevirdi" dediler.
Şaka olsun diye sorduğum sorudan aldığım cevap bu yüzden yazılmaya değer diye düşündüm.
Bugünlerde CHP'den kopuşlar, yeni parti ihtimalleri, kulisler, fısıltılar havada uçuşurken; hakkında en çok "gidecek" denilen isimlerden birinin, "Ben buradayım" demesi, doğrusu tarihin küçük cilvelerinden biri.
Belki de Nasreddin Hoca'nın memleketinde belediye başkanı olmanın şanındandır.
Herkes düz yürürken ters istikametten gelirsin…
Bir de işin ironisi şu...
Başka partiye gideceği konuşulan adam, gün gelir bulunduğu partinin o coğrafyadaki en sağlam temsilcilerinden biri haline gelir mi? Bu gidişle öyle olacak gibi.
Burası Türkiye…
Gün doğmadan neler doğduğunu hepimiz yeterince gördük zannediyorum.