Bu şehir adına söz söyleyen, kürsülere çıkan, Ankara’da “biz varız” diyen isimler; bu kararı Resmi Gazete’den öğrenmiş. Bu bir ihmalkârlık değil, düpedüz itibarsızlıktır.
Eskişehir için yıllardır aynı cümleyi kuruyoruz:
“Ensesine vur lokmasını al…”
Ve ne acıdır ki, her geçen gün bu cümlenin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha yaşıyoruz.
Son örnek mi?
Eski Devlet Hastanesi arazisi…
Yıllardır atıl duran, ama her fırsatta “buraya yeni devlet hastanesi yapılacak” diye müjdeler verilen o alan…
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak çıktı, söyledi.
Milletvekilleri çıktı, anlattı.
Teşkilatlar ağız birliği yaptı.
Üstelik bu hastane, yıllardır deprem riskiyle gündemden düşmeyen ESOGÜ Tıp Fakültesi için de can simidi olacaktı.
Eskişehir inandı. Ama yine yanıldı.
Çünkü bir sabah Resmi Gazete açıldı…
Ve o alanın hastane değil, özelleştirme kapsamına alındığı ortaya çıktı.
Bunu kim biliyordu? Sen biliyor muydun?
Ben bilmiyordum.
Peki ya Eskişehir’i temsil edenler?
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak…
Ve Eskişehir Milletvekilleri?
Maalesef onlar da bilmiyormuş iyi mi?
Evet, yanlış duymadınız.
Bu şehir adına söz söyleyen, kürsülere çıkan, Ankara’da “biz varız” diyen isimler…
Bu kararı Resmi Gazete’den öğrenmiş.
Bu bir ihmalkârlık değil.
Bu, düpedüz itibarsızlıktır.
Bu, Eskişehir’in Ankara gözünde ne kadar “önemsiz” görüldüğünün belgesidir.
Hani deniyordu ya…
“Ankara’da güçlü isimlerimiz var, etkililer, lobileri var…”
Nerede?
Eski bakan Fatih Dönmez…
Eski bakan Ayşen Gürcan…
Devletin en kritik noktalarında görev yapmış bu isimler,
Kendi şehirleriyle ilgili böylesine önemli bir karardan habersizse…
Ortada ciddi bir sorun yok mu?
Bakınız,
Eskişehir’in hastaneye ihtiyacı vardır, yoktur…
Bu ayrı tartışma, görece bir durum.
Ama Eskişehir’in yok sayılmaya tahammülü olmamalı.
Bugün bu karar Resmi Gazete’den öğreniliyorsa,
Yarın başka neyi sabah kalktığımızda öğreneceğiz?
TÜLOMSAŞ’ın bir gecede Eskişehir’den koparılmasını unutmadık.
THY seferlerinin sessiz sedasız kaldırılmasını unutmadık.
Tekel Başmüdürlüğü’nün kapatılmasını unutmadık.
Ve şimdi…
Bir hastane hayali daha, bir gecede elimizden alındı.
Hiç kimse kusura bakmasın…
Bu şehir sahipsiz değildir.
Ama sahipsiz gibi yönetilmektedir.
Ve daha acısı…
Bu şehir buna alışmış gibi davranmaktadır.
Hatta iddialıyım:
Belki de bazıları bu kararı ilk kez CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’dan duydu…
Sonra dönüp Resmi Gazete’ye baktı.
Bu tablo, bana ne yazık ki bunu düşündürüyor.
Çünkü ortada ne sahip çıkan var,
Ne hesap soran var,
Ne de “durun” diyen…
Eskişehir hâlâ Anadolu’nun “efendi çocuğu” rolünde.
Sessiz…
Uysal…
Ve ne verilirse razı…
Anadolu’nun en mağdur ama en mağrur şehri Eskişehir’den selamlar…